anemi.gen.tr https://www.anemi.gen.tr Anemi, Anemi Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, anemi.gen.tr Fri, 19 Feb 2016 00:00:00 +0000 Fri, 24 May 2019 00:00:00 +0000 60 Akdeniz Anemisi Tahlili https://www.anemi.gen.tr/akdeniz-anemisi-tahlili.html Mon, 19 Nov 2018 23:42:54 +0000 Akdeniz anemisi tahlili: Talasemi olarak da adlandırılan akdeniz anemisi kalıtımsal halde olan bir kan hastalığıdır.  Akdeniz  anemisi 2 biçimde oluşmaktadır. Birincisi akdeniz anemisinin kendi ikicisi ise akdeniz anemisi taşıy Akdeniz anemisi tahlili: Talasemi olarak da adlandırılan akdeniz anemisi kalıtımsal halde olan bir kan hastalığıdır.  Akdeniz  anemisi 2 biçimde oluşmaktadır. Birincisi akdeniz anemisinin kendi ikicisi ise akdeniz anemisi taşıyıcılığıdır. Anemi kandaki alyuvarların bünyesinde yer alan hemoglobin molekül bünyesinde belirleme edileni kusurdan meydana gelen bir kan hastalığıdır.  Akdeniz anemisi yani talesemi hastası ya da taşıyıcısı olup olmadığını açıklamak için Akdeniz anemisi testi yapılır. Bu test genellikle izdivaç yapmadan evvel eşlere uygulanır. Kan testi neticesinde hastalık varsa kolaylıkla belirir.  

Akdeniz anemisi tahlili, laboratuvar  testleri

Tam kan sayımı: Kan dolaşımınızda hücreler ve sıvının dağılımlarını verir. Öbür hususlar içerisinde tam kan sayımı eritrositlerin adedi ve içlerinde bulunan hemoglobin ölçüsü ile alakalı hekime haber verecektir. Doktora şu anki eritrositlerin büyüklüğü, şekilleri içlerinde ne seviyesi hemoglobin (alyuvar indeksleri de olarak adlandırılan) olduğuna temaslı olarak değerlendirmeler sunacaktır. Düşük bir MCV talaseminin evvelce belirtisidir. Akdeniz anemisi testi neticesinde MCV düşük olduğunda demir eksikliği ekarte edilmişse kişi talasemi taşıyıcısı olabilir. Kan yayma preparatı (periferik yayma ve teknik lökosit de denilir). Bu testte lam üstüne konmuş ve özel bir boyayla boyanmış halde olan ince bir kan örneği mikroskop kullanılarak incelenir.  Eritrosit ve lokositler ve trombositlerin adedi ve çeşitleri normal ve yetişkinleşmiş olup olmadıkları açısından değerlendirilebilir. Normal alyuvar yapımını türlü bozukluklar negatif etkilemektedir. Talasemide eritrositler sık sık mikrositiktir (düşük MCV).

Bununla birlikte, kırmızı kan hücreleri:  
  • Hipokromik olabilir
  • Büyüklükleri ve şekilleri değişebilir.
  • Hücre çekirdeğine sahip olabilirler- normal yetişkinleşmiş eritrositlerin çekirdeği yoktur.
Demir testleri: Adı geçen testler ferritin, doymamış demir bağlama derecesi (UIBC), demir, toplam demir bağlama kapasitesi (TDBK) ve transferin doygunluk % seviyesi ile alakalıdır. Bu testler vücuttaki demir deposu ve tüketiminin detaylı taraflarını ölçmektedir. Demir eksikliğinin anemiye yol açıp açmadığını ve/ya da ağırlaştırıp ağırlaştırmadığını belirleme etmeye destekçi olmak için bu testler  istenir. 

Hemoglobinopati  (Hb) değerlendirmesi: Bu testin hedefi eritrositler içersinde belirlen şu anki hemoglobinin tarzı ve göreceli miktarlarını ölçer. Hemoglobin A hem bir alfa hem bir de beta globini içermektedir ve yetişkinlerde yer alan normal bir hemoglobin tarzıdir.

DNA analizi: Alfa ve beta globin yaratan genlerde silinmeler ve mutasyonları araştırmak için bu test kullanılır. Akdeniz anemisi tahlili, taşıyıcılık halini değerlendirmek ve öbür aile üyelerinde var olan mutasyonların tarzını kesinleştirmek için soy işlemiş incelemeleri yapılabilir.
]]>
Fanconi Aplastik Anemisi https://www.anemi.gen.tr/fanconi-aplastik-anemisi.html Tue, 20 Nov 2018 21:34:42 +0000 Falconi Aplastik Anemisi, doğuştan bozuklukların olduğu genetik kökenli bir kemik iliği yetersizliğidir. Damarlarda dolaşan kanda bulunan 3 tip hücre vardır. Alyuvarlar (dokulara oksijen taşırlar), akyuvarlar (savunma hücreleridi Falconi Aplastik Anemisi, doğuştan bozuklukların olduğu genetik kökenli bir kemik iliği yetersizliğidir. Damarlarda dolaşan kanda bulunan 3 tip hücre vardır. Alyuvarlar (dokulara oksijen taşırlar), akyuvarlar (savunma hücreleridir) ve kan pulcukları (pıhtılaşmada görevlidirler). Bütün bu hücreler sürekli olarak ölürler ve yenilenirler. Bu hücreler kemiklerin orta boşluğundaki kemik iliğinde yapılırlar. Aplastik anemi denilen kansızlık türünde kemik iliğinin tümü ile yetersiz çalışması ile alyuvarların yanı sıra akyuvarlar ve kan pulcukları da azalır. Böylece vücudun savunma sistemleri çalışmadığından kansızlık ile birlikte enfeksiyonlara eğilim artar ve kanama eğilimi artar. 

Falconi Aplastik Anemisi Belirtileri
  • normalden düşük doğum kilosu ile doğar 
  • deride sütlü kahverenginde lekeler bulunur
  • parmaklarda bozukluklar görülebilir, özellikle başparmak bozuklukları dikkat çeker (eksik ya da fazla parmaklar)
  • yüzde ve gözlerde tipik bir görünüm ile doğarlar. Küçük bir baş, küçük gözler, üçgen yüz, kulaklarda şekil bozuklukları.
  • Ön kol kemiklerinden radius kemiği olmayabilir.
  • Kalça çıkığı, kaburga ya da omur bozuklukları
  • Böbrek bozuklukları (tam oluşmamış, yeri değişmiş ya da at nalı görünümlü)
  • Kalpte doğuştan bozukluklar
  • Sindirim sistemi ya da hormonal gelişimde eksiklikler
  • Sağırlık
  • İleri yaşlardaki hastalarda cinsey gelişim sorunları
  • Bu hastalarda daha sıklıkla lösemi ya da baş, boyun, yemek borusu tümörleri gelişebilir.
Fanconi Aplastik Anemili çocuklar hastalığı taşıyıcı olan anne ve babalarından alırlar ve doğduklarından itibaren bir takım belirtileri taşırlar. Anne ve baba aynı genin resesif olarak taşıdıkları için hastalık belirtilerini göstermeyebilirler. Hem anne hem baba bu geni taşırlar ise çocuklarının dörtte birinde hastalık belirtileri görülebilir.

Falconi Aplastik Anemisi Teşhis:

Fanconi aplastik anemisi ağır belirtiler ile doğumdan itibaren görülebildiği gibi geç yaşlara kadar önemli bir belirti göstermeden ilerleyebilir ve ancak kemik iliği yetmezliği ortaya çıktığında teşhis konulabilir. Fanconi aplastik anemisinde en yaygın olan tanı yöntemi hastadan kan örneği alınarak hastanın kanında lenfosit (akyuvarlarda kromozomların kopma ve kırılma oranının) belirlenmesidir. Normal hücrelerde bu oran çok düşük iken Falconi aplastik anemili hastalarda oldukça fazladır. Eğer bir hastada Falconi aplastik anemi var ise mutlaka kardeşlerine de test uygulanmalıdır. Teşhis genellikle 5-8 yaş civarında konulur. 

Falconi Aplastik Anemisi tedavi:

Tedavi kısa ya da uzun vadede olmak üzere iki şekilde yapılabilir. Destek tedavisinde kemik iliği yetersizliği olan Falconi Aplastik anemili hastaların yaşamlarını sürdürebilmeleri için desteğe ihtiyaç vardır. Alyuvarları azalan hastalara alyuvar ya da kan pulcukları damar yoluyla verilir. Kemik iliği nakli yapılacak hastalarda aileden geçen çeşitli doku antijenlerine karşı bir hassasiyet oluşmaması ve doku reddi olmaması için ya da bu ihtimali azaltmak için alyuvar ve kan pulcukları desteğinde yakın akrabalardan bunlar alınmamalıdır.

]]>
Akdeniz Anemisi Taşıyıcılığı https://www.anemi.gen.tr/akdeniz-anemisi-tasiyiciligi.html Wed, 21 Nov 2018 21:14:40 +0000 Akdeniz anemisi taşıyıcılığı anne ve babadan çocuklara kalıtsal olarak geçebilen önlenebilir bir kan hastalığıdır. Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu Akdeniz ülkelerinde mühim bir toplum sağlığı sorunudur. Taşı Akdeniz anemisi taşıyıcılığı anne ve babadan çocuklara kalıtsal olarak geçebilen önlenebilir bir kan hastalığıdır. Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu Akdeniz ülkelerinde mühim bir toplum sağlığı sorunudur. Taşıyıcıların saptanması, kalıtsal danışma ve doğum evveli tanı konabilmesiyle engellenebilir bir rahatsızlık olmasına rağmen, dünyada her sene en az 365.000 talasemi hastası doğmaktadır ve tedavi görmektedir. Türkiye’de aşağı yukarı 1.300.000 talasemi taşıyıcısı ve 4.500 kadar talasemi hastası bulunmaktadır.

Akdeniz anemisi taşıyıcılığı, tedavi düzenli sürdürülmezse hayat zamanını kısaltan ve hayat niteliğini çok olumsuz etkileyen bir rahatsızlıktır. Hastalığın tedavisi zahmetlidir ve maliyeti çok yüksektir. Talasemili bir hastanın senelik tedavi maliyeti 10.000 dolar civarındadır. Bu nedenle, rahatsızlığı şahısların doğmasını engellemek çok mühimdir ve lüzumlu koruyucu önlemlerin alınması devlet desteklemektedir. 

Akdeniz anemisi taşıyıcılığı nasıl oluşur 
Kanımızda kırmızı kan hücreleri içerisinde yer alan hemoglobin, dokular için lüzumlu olan oksijeni taşır. Hemoglobin ve globülin olmak üzere iki alanı vardır. Sağlıklı bir şahısta globin proteini iki çift polipeptid zincirinden oluşur. Polipeptid zincirlerine oranla yetişkin bir bireyin eritrositlerinde 3 ayrı tipte hemoglobin bulunur: 
  • Hemoglobin A: Globin parçası 2 alfa, 2 beta polipeptid bağından oluşmuştur. Toplam hemoglobinin yüzde 96-98’ini içerir. 
  • Hemoglobin F: Globin parçası 2 alfa ve 2 gama polipeptid zincirinden yapılmıştır; total hemoglobinin yüzde 1’inden daha azını kapsamaktadır. 
  • Hemoglobin A2: Globin parçası 2 alfa ve 2 delta polipeptid zincirinden yapılmıştır.
Hemoglobin yapımı genlerin denetimi altındadır ve ailesel, kalıtsal bir defekt neticesi hemoglobini meydana getiren globin zincirlerinden birinin yapımında yetersizlik ya da bozulma oluşursa talasemi ortaya çıkar. Globin zincirlerinden hangisi sentezlenemiyorsa ya da hangisinin sentezi azalmışsa talasemi onun adıyla anılır. 

Akdeniz anemisi taşıyıcılığı ve rahatsızlığı nedir 
İnsanlarda bir özelliğe ait genlerden iki tane bulunur, biri anneden, öteki babadan geçer. Beta talasemi için anne ve babadan geçtiğimiz globin geni normalse çocuk normal, biri farklılığa uğramışsa çocuk taşıyıcı, ikisi de farklılığa uğramışsa çocuk hasta olur. 

Talasemi taşıyıcılığı ve hastalığı nasıl saptanır 
Hasta ya da taşıyıcı bulunan ailelerde tarama neticesi ya da kansızlık sebebiyle getirilen çocuklarda tanı konur. Taşıyıcı şahıslar hafif kansızdır, demir tedavisinden fayda görmezler. Tam kan sayımının iyi değerlendirilmesi ve hemoglobin elektroforezi yapılmasıyla tanı basitçe konur. Hastalarda ağır kansızlık vardır; anne, baba ve çocuğun tam kan sayımı, hemoglobin elektroforezi ve kalıtsal tetkikleri yapılarak net tanı konur. 

Akdeniz anemisi taşıyıcılığı nasıl ailesel geçiş gösterir 
Bir beta talasemi taşıyıcısı, taşıyıcı olmayan normal bir şahıs ile evlenirse doğacak her bir çocuk için yüzde 50 taşıyıcı, %50 normal olma mümkünlülüğü vardır. Bu halde rahatsızlık ortaya çıkmaz, korkulacak bir hal yoktur; fakat çocuklarda taşıyıcılık olup olmadığı araştırılır. Akdeniz anemisi taşıyıcılığı olanların gelecekte sıhhatli çocukları olması için lüzumlu bilgi verilir, taşıyıcı biri ile evlenirse çocuklarında rahatsızlık olabileceği anlatılır. 
]]>
Anemi Kanseri https://www.anemi.gen.tr/anemi-kanseri.html Thu, 22 Nov 2018 11:23:04 +0000 Anemi Kanseri; kan hücrelerinin özellikle akyuvarların normalin üzerinde çoğalması halinde kendini belli eden bir kanser çeşididir. Çok sayıdaki olgunlaşma olmayan ve malign hücrelerin normal ilik hücrelerinin yerine geçmesinden Anemi Kanseri; kan hücrelerinin özellikle akyuvarların normalin üzerinde çoğalması halinde kendini belli eden bir kanser çeşididir. Çok sayıdaki olgunlaşma olmayan ve malign hücrelerin normal ilik hücrelerinin yerine geçmesinden dolayı iliklerde hasara sebep olur. Bundan dolayı kan pıhtılaşmasında yer alan plateletler ve savunmada yer alan lökositlerin sayıları git gide azalmaya başlar. Vücudun savunma mekanizması zayıf hale gelir. İleriki zamanlarda kırmızı kan hücresi azlığı anemi kanserine neden olur.

Anemi Kanserinin Belirtileri Nelerdir; anormal olan hücrelerin, kan yapıcı organlarda normal hücrelerin yapımını yavaşlatması sonucu ortaya çıkar. Normal olan alyuvarların yapımında azalma meydana gelmesi ile annemi; normal olan akyuvarların yapımındaki azalma sonucunda enfeksiyona yatkın olma, mikrobik hastalıklar ve ateş olması, kan pıhtılaşmasında yer alan kan pulcuklarının yapımındaki azalma ile farklı kanamalar ortaya çıkar. Vücutta sık sık çürükler ortaya çıkar ya da bir kesik meydana geldiğinde kanama zor durdurulur. Ayrıca, hastalığın diğer bazı belirtileri de habis hücrelerin bazı organları işgal etmesine ve farklı kimyevi malzemeler salgılamasına bağlanmaktadır. Tüm bu hızlı olan hücre yapımı ve yıkımı, meydana gelen kilo kaybı ve terlemeye yol açmaktadır. Hasta olan kişilerde dalak genel olarak büyüme gösterir ve lenf düğümlerinde de şişlik görülmesi meydana gelir. Karın kısmında şişlik hissi bulunur. Erken süreye ait bulgular genel olarak gözden kaçmaktadır, çünkü bu döneme ait mazeretler nezle ya da öbür sık rastlanan hastalık şikayetlerine benzemektedir. Halsizlik, kemik ve eklemlerde meydana gelen ağrılar, bağ ağrısı, deride meydana gelen kızarıklıklar, saçta meydana gelen dökülmeler gibi. Sık sık hasta olma ve ateş olması meydana gelebilir. Kan pıhtılaşmasında yer alan kan pulcuklarının yapımında meydana gelen azalmalar ile farklı kanamalar ortaya çıkabilir. 

Anemi Kanseri Tedavisi Nasıl Olur; Kanserin tedavisinde, son zamanlarda önemli adımlar atılmış olsa da sebebi bilinmediğinden dolayı sebebe göre tedavi yapılmamaktadır. Şu zamanlarda uygulanan tedavilerin genel amacı, habis hücreleri yok etmektir. Tedavi şekilleri hastalığın tipine ve safhasına göre farklılık gösterir. Radyasyon tedavisi, farklı kanser ilaçlarının uygulanması; bağışıklama tedavisi, kemik iliğinin nakil edilmesi başlıca tedavilerdendir. Kemik iliği nakli, kriz geçtikten sonra kişinin kendi olan hücrelerinin ya da uygun olan verici kişinin hücrelerinin verilmesi ile yapılabilmektedir. Bu tedavi yöntemlerine ilave olarak birden fazla yeni uygulamalar deneme safhasında bulunup, müspet sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Anemi kanseri hastalarının kaybedilmelerinin en önemli nedenleri, aşırı zayıflık olması, mikrobik hastalıklar, kanama ve işgale bağlı olan organ yetmezlikleridir. Uygulan yöntemlerde hastalıkta meydana gelen kriz atlatılabilmektedir. Fakat bazen kısa bazen de uzun zamanlar alan aralardan sonra kanser kendisini yenileyebilmektedir. 
]]>
Akdeniz Anemisi Çeşitleri https://www.anemi.gen.tr/akdeniz-anemisi-cesitleri.html Fri, 23 Nov 2018 07:10:29 +0000 Akdeniz anemisi çeşitleri,  Akdeniz anemisi kalıtımsal bir kan hastalığıdır. Talas yani deniz ve emia yani anemi kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Genelde sıklıkla Akdeniz kıyısı boyunca yer alan ülkelerde çok Akdeniz anemisi çeşitleri,  Akdeniz anemisi kalıtımsal bir kan hastalığıdır. Talas yani deniz ve emia yani anemi kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Genelde sıklıkla Akdeniz kıyısı boyunca yer alan ülkelerde çok görüldüğünden dolayı ismi Akdeniz anemisi olarak da bilinir. Kanda bulunan alyuvar adı verilen hücrelerin içeriğinde yer alan hemoglobin molekülünde bozukluklar sonucu ortaya çıkmaktadır. Hemoglobin demir içeren molekülüdür. Akdeniz anemisi hastalığı kalıtımsal olarak aktarılan gen değişikliği sonucu globin zincirinde bozukluklar meydana gelir. Ülkemizde Akdeniz anemisi taşıyıcı sıklığı %3 civarındadır. Bazı kesimlerde ve bazı etnik gruplarda daha sık görüldüğü de olmaktadır. Akdeniz anemisi kalıtımsal olarak aktarılan yani genetik bir hastalıktır. Akdeniz anemisi geni otozomal yani cinsel olmayan kromozomlar birkaç kuşak sonra geçiş gösterir ve cinsiyet kromozomlarıyla irtibatlı değildir, kızlarda ve erkeklerde eşit oranda görülmektedir. Hastalar genellikle doğuştan bu geni taşımaktadırlar. Akdeniz anemisinde evlilik,  Akdeniz anemisi hastalığı taşıyan bir birey, sağlıklı bir kişi ile evlenirse çocukları sağlıklı taşıyıcılar olurlar. İki Akdeniz anemisi hastalığı taşıyan kişiler evlenirse tüm çocukları hasta olur. Bir Akdeniz anemisi taşıyıcısı sağlam kişi ile evlenirse çocukları %50 ihtimalle taşıyıcı veya sağlam olurlar. Akdeniz anemisi olan bir hasta ile Akdeniz anemisi taşıyan biri evlenirse çocukları %50 ihtimalle taşıyıcı veya hasta olur. İki Akdeniz Anemisi taşıyıcısı evlenirlerse çocukları %50 ihtimalle taşıyıcı, %25 ihtimalle hasta ve %25 ihtimalle sağlam olurlar.

Akdeniz anemisi çeşitleri;

  • Minör Akdeniz Anemisi 
  • Majör Akdeniz Anemisi
  • İntermedia Akdeniz Anemisi

Akdeniz anemisi minör; Beta Akdeniz Anemisi en sık görülen Akdeniz anemisi çeşitidir. Bu bireyler, normal yaşamlarında sağlıklıdırlar. Hiçbir hastalık belirti göstermez ve bu şekilde yaşayabilirler. Bu anemi tipinde hastalar genellikle taşıyıcı olduklarını evlenmeden önce yapılan kan testlerinden anlarlar. Ancak kan sayımında kansızlık olduğu görülür ve halsizlik yapabilir. Hemoglobinin moleküllerine elektrik yüklenerek test yapılmaz ise demir eksikliği anemisiyle karıştırılır. Bu durum bir hastalık değildir. Sadece ebeveynlerin çocuklarına bozuk geni aktarma ihtimalleri vardır. 

Akdeniz anemisi majör; Beta Akdeniz Anemisi arasında ülkemizde de çok sık rastlanılan bir hastalık çeşitidir. Ebeveynlerin taşıyıcı olması durumunda görülen Akdeniz anemisi çeşitidir. Kişinin doğumundan itibaren belirtilerini göstermekle birlikte gün geçtikçe de artış göstermektedir. Ciddi bir kan hastalığıdır. Uzun süreli ve maliyetli tedaviler gerektiren bir hastalıktır. Devamlı kan nakline ihtiyaç duyulur.

Akdeniz anemisi intermedia; Gen değişikliği derecesine göre kansızlığa yol açmaktadır. Bu hastalıkta genelde kan nakline ihtiyaç duyulmamaktadır. Şikayetler genellikle 2 yaşından itibaren başlar. Ağır majör anemi çeşitinden daha hafiftir. Bu rahatsızlığın tedavi edilmesi ve takip edilmesi gereklidir.  Özellikle evlilik öncesi çiftlerde bu testlerin yapılması gereklidir ve genetik danışmanlık hizmetlerinin alınması daha kaliteli bir yaşama olanak sağlayacaktır.

]]>
Mikrositik Anemi https://www.anemi.gen.tr/mikrositik-anemi.html Sat, 24 Nov 2018 03:05:24 +0000 Mikrositik Anemi, Kanda kırmızı kan hücreleri bulunmaktadır. Alyuvarların yapısında oksijenin taşınmasını ve bu hücrelerin kırmızı olmasını sağlayan hemoglobin bulunmaktadır. Akciğerdeki oksijen, bu hemoglobin Mikrositik Anemi, Kanda kırmızı kan hücreleri bulunmaktadır. Alyuvarların yapısında oksijenin taşınmasını ve bu hücrelerin kırmızı olmasını sağlayan hemoglobin bulunmaktadır. Akciğerdeki oksijen, bu hemoglobinin yapısına bağlanarak taşınır. Hemoglobinin kanda bulunması gereken miktarın altında olması neticesi anemi ortaya çıkar.

Mikrositik anemi: Mikrositik anemi, demir eksikliği anemisi, demir kullanımı  anemileri, demir taşıma yetersizliği anemisi ve  talasemiler’i (Akdeniz anemisi, doğuştan gelen  hemolitik anemi)  kapsar. Daha fazla demir eksikliğine has ve bedenin demir stokları giderek daha fazla tükendiğinde oluşan belirtiler kırılgan ve kaşık biçimdeki tırnaklar, şiş ve ağrılı dil, ağız köşelerinde çatlaklar ya da  ülserasyonlar, buz ve pislikler gibi olağandışı, besin olmayan maddeleri yeme isteği gibi hastalık belirtileri vardır.

Demir, sağlıklı alyuvarların üretimi için gerekli bir temel elementtir. Alyuvarlar içinde oksijene bağlanan ve bu hücrelerin beden içinde oksijeni taşımasını sağlayan  bir protein olan hemoglobinin ''hem'' bileşeninin bir kısmını oluşturur. Bedenin ihtiyacına göre yeterli  miktarlarda demir alınmadığında, bedende depolanmış demir kullanılmaya başlanır. Demir depoları bittiğinde daha az sayıda alyuvar yapılır. Neticesi, içlerindeki düşük miktarlardaki hemoglobin anemiye sebep olur.

Kansızlığın en yaygın sebebidir. Çoğunlukla kan kaybından kaynaklanır. Belirtiler genellikle özgül değildir. kırmızı kan hücreleri mikrositik ve hipokromikdir. Yüksek oranda serum transferini, düşük serum ferritini, düşük serum demiri, demir depolarında azalma   oluşur. Teşhis konulmuşsa gizli  kan kaybından çok şüphelenmelidir.

Toplam beden demiri sağlıklı erkeklerde 3.5 gram, kadınlarda ise 2.5 gramdır. Aradaki fark beden büyüklüğü, düşük androjen düzeyleri ve bayanlarda adet görme ve gebelikle demir kaybı sebebiyle demir deposu yokluğundan kaynaklanmaktadır. Demir düodenum  ve jejunumun üst bölümünde emilir. Demir en iyi ferröz olarak emilir. Askorbik asit demir emilimini artırır. Sebze lif  fitatları, çay tannatları, polifenoller, fosfoproteinler, kepek ve bazı antibiyotikler demir emilimini azaltır.
                 
Gıdalarla alınan 6 gram demir yeterlidir. Erişkinlerde 15 mg/gün diyet demirinin yalnızca 1 mg’ı emilmektedir. Demir, transferin   ardında bir proteine bağlanarak taşınır. Kullanılmayan demir transferiyle iki tip depo havuzuna aktarılmaktadır. En önemlisi  ferritin dir. Aktif demir depo kısmı karaciğer,kemik iliğinde ve dalakta, eritrositlerde ve serumda bulunmaktadır.

Tedavisi: Mutlaka sebebi araştırılmalıdır. Demir yemekten bir saat önce alınmalıdır. Gıdalar ve antiasidler demir emilimi azaltabilir. Günde  1-2  defa verilen 60 mg elemental  demir  yeterlidir. Ferröz  sulfat, glukonat, fumarat ya da sakkarid demir kullanılabilir. Askorbik asid ya da portakal suyu demir emilimini artırmaktadır. Oral demir alımı en az 6 ay sürdürülmelidir. Oral olarak tolere edemeyen bireylere  damar ya da kas vasıtasıyla parenteral demir kullanılır. Tedaviden ilk iki hafta sonra haftada 0.7-1 gram  Hb yükselir. Anemi iki ay içinde düzelmelidir. Hb artmazsa altta yatan nedenin devam ettiği, teşhisin gözden geçirilmesi ve yeniden değerlendirilmesi gereklidir.

]]>
Akdeniz Anemisi Kan Değerleri https://www.anemi.gen.tr/akdeniz-anemisi-kan-degerleri.html Sat, 24 Nov 2018 09:47:39 +0000 Akdeniz anemisi kan değerleri; Akdeniz anamesi veya tıptaki ismiyle Talasemi, Akdeniz ülkelerindeki ırklarında görülen bir rahatsızlık türüdür. Doğacak çocuklara anne ve babasından kalıtımsal olarak geçen bir kansızlık Akdeniz anemisi kan değerleri; Akdeniz anamesi veya tıptaki ismiyle Talasemi, Akdeniz ülkelerindeki ırklarında görülen bir rahatsızlık türüdür. Doğacak çocuklara anne ve babasından kalıtımsal olarak geçen bir kansızlık hastalığıdır.

Akdeniz anemi kansızlık meydana gelmesine sebep olan etken, kandaki alyuvarların yapısında yer alan hemoglobin maddesinin yapısındaki hastalığın gerçek olarak 2 ayrı çeşidi bulunmaktadır. Kişilerdeki tek bulgu kansızlıktır bireyler yalnız halsizlikten şikayet ederler bazıları evlenme işleminde yapılan kan testine kadar hastalıklarının farkına varmazlar. Bu durumda ki hastalarda yapılan tahlilde, serum demir düzeyi normal yada artmıştır. En sık görülebilen kansızlık şekli olan bu rahatsızlıkla en sık karıştırılan demir eksikliği anemisinde, demir eksikliği görülmüştür. Tanı ancak hemoglobin elektroforezi ile koyulmaktadır. Bu hastalığın bulunmasında işe yarayan en önemli Akdeniz anemisi kan değerlerinden bir Hba 2 normal bireylerde %3,4 iken bu hastalıkta %7'ye yükselebilir. HbF ise hafif şekilde %2/6 oranında artmıştır. Çocukların anne ve babasından birinde bu rahatsızlıktan var ise taşıyıcı olma ihtimali %50'dir.

Talasemi Major ise hastalıkta ağır seyreden halidir. Bebekler altı aylıkken birden başlayan ağır kansızlık sonucunda kalp yetmezliği olabilir olmaması için düzenli bir şekilde sık sık kan nakli yaptırılmalıdır. Bunlar yapılmaz ise hasta iki yılda kaybedilir.

Kan nakli; yeteri kadar kan nakli yapılmaz ise kemik iliğinin çok kan yapmasından sonra harap olan kemiklerde kırılmalar başlar, çocuğun yüz şekli değişmektedir. Burun kökü çökmeye başlar, alın ve elmacık kemiği çıkıktır, üst dişler öne çıkmıştır, kafa yapısı dörtgen şekline benzemektedir. Dalak ve karaciğer büyümektedir. Boy kısa kalır. Akdeniz anemisi kan değerlerinin çok düşük olmasından dolayı yapılan kan nakli ile vücutta biriken fazla demirin sebep olduğu kalp rahatsızlıkları ileri yaşlarda genellikle ölüm sebebi olabilir. Hemoglobin elektroforezi tahlilinde; normal yetişkin insanlarda görülmeyen bu hastalıkta %50 -90 vakada görülen ve bir çeşit hemoglobin olan HbF'nin kanda görülmesi tanı sebebidir. Anne ve babada da olan bu rahatsızlık doğacak çocukların Talasemi majör olma ihtimali %25, taşıyıcı olma olasılığı %50 olacaktır, ama %25 olasılıkla çocuk normal bir şekilde olabilir.

Akdeniz anemisi tedavisi;

Akdeniz anemisi tedavisinde yapılan kan nakillerinin yanın da kan sebebi ile vücutta çoğalan fazla demirin idrar ile atılmasına neden olan Desferoksamin ve C vitamini verilir. Fazla büyüyen dalak ameliyat ile alınmaktadır. Ameliyattan sonra depo penisilin koruma tedavisi ve pnömokok aşısı yapılır. Genellikle erken yaşta kemik iliği nakli ile bu hasta %70 -80 tam olarak sağlığına kavuşabilir. Ülkemizin de bir Akdeniz ülkesi olması sebebiyle Türkiye toplumu olarak bu rahatsızlığı taşıma riskimiz bulunmaktadır. Tüm Türkiye nüfusunun yaklaşık %2,1'i taşıyıcıdır. Bu oran Antalya, Mersin, Antakya gibi bölgelerde %12'lere kadar çıkabilmektedir. Bunun için Hemoglobin Hemogram dahilinde ve Hemoglobin Elektroforezi tahlilinde yer almaktadır.



]]>
Anemilerin Sınıflandırılması https://www.anemi.gen.tr/anemilerin-siniflandirilmasi.html Sat, 24 Nov 2018 16:07:31 +0000 Anemilerin Sınıflandırılması, Anemi, kandaki dokulara oksijen taşıyan alyuvarların içinde bulunan hemoglamin adı verilen bir proteindir. Demirse proteinin en önemli yapı taşıdır. Kandaki hemoglamin miktarının kişinin yaşın Anemilerin Sınıflandırılması, Anemi, kandaki dokulara oksijen taşıyan alyuvarların içinde bulunan hemoglamin adı verilen bir proteindir. Demirse proteinin en önemli yapı taşıdır. Kandaki hemoglamin miktarının kişinin yaşına ve cinsiyetine göre olması gereken normal değerlerin en az seviyeye düşmesi durumuna denir. Anemi morfolajik olarak 3 grupta incelenir.

Normokrom normositer anemiler: Bu anemi türlerinde sağlıklı bir insan da OEH (MCV) 80-95 mikron küp, OEHb (MCH) 28-38 mcmcg ve OEHbK(MCHC) %32-36 arlarında olur ve bu Normokrom normositler anemiler de kendi aralarında 3 dal da incelenir.
  • Poikisitozla birlikte giden normokrom normositer anemiler: Bazı reflakter normoblastik anemilerde, lösemi hastalarında, miyelofibrozda görülen anemilerde ve kemil iliğinde temastaz yapmış kanser türleri de bu dalın içindedir.
  • Poikisitozla birlikte olmayan normositer  anemiler: Kanama veya kronik enfeksiyonlar, kemik iliği infiltrasyonu yapmamış kanserler, böbrek ve endorfin yetmezlikleri (hipofizyetmezliği, hipogonadizm ve hipotroidi) gibi durumlarda görülen anemidir.
  • Retikülositozla birlikte giden normositer anemiler: Hemolitik anemiler ve akut kanama anemisi de bu dalda incelenmektedir.
Hipokrom  mikrositer anemiler: Bu tür anemiler de eritrositler de yeterince hemoglobin yapılmaz. OEH 82 mükronküpün ve OEHbK %30 un altındadır. Bu dala giren anemilerin en önemlileri, talasemiler, demir eksikliği anemisi, sideroblastik anemiler, kuşun zehirlenmesiyle oluşan enimi ve bazı kronik enfeksiyon anemileri.

Makrositer anemi: Bu alanda ki anemiler de OEH 94 mikroküpün üstünde olup megaloplastik anemler ve kronik ciğer yetmezliğinde görülen anemi, bazı hemolitik anemileri kendi dalında inceler.


]]>
Kansızlık Anemi https://www.anemi.gen.tr/kansizlik-anemi.html Sun, 25 Nov 2018 07:40:23 +0000 Kansızlık Anemi; Anemi veya Kansızlık her iki kelimede eş anlamlıdır. Tıpta anemi olarak geçen, Halk dilinde kansızlık olarak bilinir. Anemi (Kansızlık) hemoglobin miktarının cinsiyet ve yaşa göre dünya sağlık örgü Kansızlık Anemi; Anemi veya Kansızlık her iki kelimede eş anlamlıdır. Tıpta anemi olarak geçen, Halk dilinde kansızlık olarak bilinir. 
Anemi (Kansızlık) hemoglobin miktarının cinsiyet ve yaşa göre dünya sağlık örgütü tarafından kabul edilen ölçütlerin altında kalmasıdır. Bu ölçütler, 6 ay ile 6 yaş arası çocuklarda 11 g/dL nin, 6-14 yaşlarda 12 g/dL’nin altı anemidir. Erişkin kadınlarda 12 g/dL erkeklerde 13 g/dL’nin altı anemi olarak kabul edilir. En sık rastlanan anemi türleri Vitamin B-12 eksikliğine bağlı anemi, Folik asit eksikliğine bağlı anemi, demir eksikliğine bağlı anemidir. Bunları kısaca açıklamak gerekirse tanımları şu şekildedir.

Vitamin B-12 Eksikliğine Bağlı Kansızlık Anemi; B-12 vitamininin emilimi mide de gerçekleşir. Bu emilimin gerçekleşmesi için mide B-12 intrinsik faktör denilen bir maddeyi salgılaması gerekir. Bu faktörün eksikliği bu vitaminin eksikliğine neden olur. B-12 vitamini kanda bulunan kırmızı kan hücrelerinin kemik iliğinden üretilmesi için gereklidir. Yetersiz miktarı anemiye neden olmaktadır. Bu tarz anemi daha çok mide rahatsızlıklarında (atrofik gastrit) ve hayvan ürünleri yemeyen vejetaryenlerde görülür. Bu Aneminin kendine özgü bulguları ise şu şekildedir, Bacaklarda, ayaklarda ve ellerde duyu kaybı, eller ve ayaklarda ürperme, şişmiş ağrıyan ve yanan bir dil ve sarı ve mavi renklerle ilgili olarak renk körlüğü, kilo kaybı, kararmış cilt, ishal, düzensizlik, depresyon, entelektüel fonksiyonların azalması gibi rahatsızlıklardır.

Folik Asit Eksikliğine Bağlı Anemi; Folik asid vücudun kırmızı hücreleri yaratmak için ihtiyaç duyduğu amino grup asittir. Folik asit eksikliği vücutta kan hücresi üretiminin azalmasına nedendir. Bu azalma sonucu anemi görülmesi olasıdır. Folik asittin emilimini ve metabolizmasını etkileyen en önemli madde alkoldür. Bu nedenle folik asit eksikliğine bağlı anemi en çok alkoliklerde görülmektedir. Ayrıca çok fazla keçi sütü tüketmekte folik asitti düşürür. Diğer nedenler ağızdan alınan doğum kontrol hapları, bağırsak hastalıkları, epilepsi ve kanser için alınan çeşitli ilaçlardır. Folik Asit Eksikliğine Bağlı Aneminin kendine özgü bulguları şunlardır. İshal, Depresyon, Şişmiş ve kırmızı bir dil gibi rahatsızlıklardır.

Demir Eksikliğine Bağlı Kansızlık Anemi; Kansızlığın en sık görülen şeklidir. Tanım olarak ise düşük miktarda demire eksikliğine bağlı olarak kanın kırmızı hücrelerindeki azalmasıdır. Demir, kanda oksijen taşıyan pigment olan hemoglobinin önemli bir parçasıdır. Demir eksikliğinin nedenleri ise şunlardır. Diyette az miktarda vücuda demir alınması, Vücut tarafından az miktarda emilimi ve Kronik kanamalardır (ağır adet kanaması dahil). Örneğin; Hemoroit ve burun kanamaları, mide ya da barsak ülseri, gastroenterial kanser ve polip gibi. Çocuklarda kurşun zehirlenmesi sonucunda da demir eksikliği anemisi görülür. Vücutta ve kemik iliğindeki bulunan demir depolarının aşırı tükenmesi sonucu kansızlık yavaş yavaş gelişir. Kadınlarda demir depoları daha azdır. Yüksek risk grubu içerisinde adet dönemi nedeniyle kan kaybı ve doğurganlık çağında olan kadınlar, demir ihtiyacı artmış gebe ya da emziren kadınlar, diyetinde yeterli oranda demir bulunmayan kişiler ve çocuklar etkilemektedir. Kan kaybına bağlı risk faktörü arasında peptik ülser, bağırsak, rahim kanseri, uzun dönem aspirin kullanımı sayılmaktadır. 


]]>
Sideroblastik Anemi https://www.anemi.gen.tr/sideroblastik-anemi.html Sun, 25 Nov 2018 22:37:04 +0000 Sideroblastik Anemi: Sideroblastik anemi, kronik seyirli, konjenital ya da akkiz kökenli bazı anemi formları rastlanır. Hematopoetik organlarda yeterince hattâ aşırı şekilde demir depo edilmiş olmasına karşın demir kullanıl Sideroblastik Anemi: Sideroblastik anemi, kronik seyirli, konjenital ya da akkiz kökenli bazı anemi formları rastlanır. Hematopoetik organlarda yeterince hattâ aşırı şekilde demir depo edilmiş olmasına karşın demir kullanılamaz ve eritropoez olmaz. Serum demiri seviyesi yüksektir, periferik kanda özel boyamayla siderositler, kemik iliğindeyse sideroblastlar artmış bulunur.

Sideroblastik Anemi: Sideroblastik anemiler herediter ya da akkiz formlarda görülebilir. Çoğunlukla eritroid seri hücrelerinde  biyosentezindeki kusura bağlıdır. Herediter sideroblastik anemi çok enderdir, akkiz olanlar ise sıkça görülmektedir. Bunlarda porfirin halkasına demirin girememesi neticesi hem sentezi bozulmuştur. Bu deformeye kronik alkol, kurşun, İNH ekspozisyonunda; neoplazmalarda, endokrin hastalıklarında, kronik enfeksiyonlarda ve miyeldisplazi durumlarda rastlanmaktadır.

Sideroblastik Anemi Nedenleri: 

Herediter Xe bağlı sideroblastik aneminin eritroid seri hücrelerine spesifik ALA sentetaz genindeki mutasyonlar sebebiyle oluştuğu görülmüştür. Akkiz form genellikle ihtiyarlarda görülür ve myelodisplastik sendrom olarak tanımlanır. Sideroblastik anemiye hipokromi ve herediter formda mikrositoz, akkiz formda ise makrositoz eşlik etmekedir. Bu tip hastalık grubunda kemik iliğinde ring sideroblastlar ve makrofajlardaki demir düzeyinde artış vardır. Herediter sideroblastik anemili çoğu birey hafif derecede bir anemiyle senelerce spesifik bir tedaviye gereksinim duymaz. Hem akkiz hem de herediter formda inefektif eritropoez artmıştır ve bu hal intestinal demir emilimindeki artışla birliktedir. Bu tip hastalarda, ana sorun olan, demir yüklenmesi gelişebilir. Anemili vakaların bazılarında piridoksinin farmakolojik dozlarına cevap alınabilir, fakat çoğu hastada kan transfüzyonuna gereksinim duyulur.

Protoporfirin senteindeki azalma sebebiyle hemen molekülünün defektif yapımı bu hastalığın esasıdır. Konjenital olabilir veya alkol, kurşun isoniazid gibi toksik maddelere bağlı veya malignansilerin seyrinde ya da idiyopatik olarak meydana gelebilir. Herediter formu daha çok genç erkeklerde hepatosplenomegali, karaciğer hastalığı ve ciltte pigmentasyon artışıyla kendini gösterir.

Anemi orta-ağır düzeylerde olabilir. Periferik yaymada makrositer ve çoğunluğu mikrositer dimorfik belirtiler görülür. Target ve basofilik stippling hücreleri görülebilir. Serum demiri ve demir satürasyonu seviyeleri artmıştır. Kemik iliği değerlendirmesinde diseritropoez gösteren eritroid hiperplazi oluşur. Kemik iliği demir boyasıyla kemik iliğinde ringed sideroblastlar tespit edilerek tanı kesinleştirir. Anemili vakaların bazılarında piridoksinin farmakolojik dozlarına cevap alınabilir, fakat çoğu hastada kan transfüzyonuna gereksinim duyulur.

Sideroblastik Anemi Tedavi: 

Sideroakresti oluşturan sebepler ortadan kaldırılmalıdır. Ağır vakalarda kan transfüzyonları gerekli olur. Bazı sideroakrestik anemilerde B 6 vitamini eksikliği oluşur. Bu olgularda 2-3 ay müddetle günde 200 mg Adervit, Di-B6, B6-Vigen, Nervit, Vi-Plex verilirse hastalık düzelir. Bazı olgularda folat eksikliği gelişebilir. Bunlara folik asit verilir.

]]>
Akdeniz Anemisi İlacı https://www.anemi.gen.tr/akdeniz-anemisi-ilaci.html Mon, 26 Nov 2018 05:46:25 +0000 Akdeniz anemisi ilacı, yanlış yapılan bir tedavi yöntemi ile yaşam kalitesini kötü olarak etkiler. Akdeniz anemisi hastalığın zor bir tedavi şekli olduğundan, önce bireylerin hastalıksız olarak doğmasının sağlanması Akdeniz anemisi ilacı, yanlış yapılan bir tedavi yöntemi ile yaşam kalitesini kötü olarak etkiler. Akdeniz anemisi hastalığın zor bir tedavi şekli olduğundan, önce bireylerin hastalıksız olarak doğmasının sağlanması gerekir. Kırmızı kan hücreleri içinde yer alan hemoglobinin yapıcı genlerce kontrol edilir. Hemoglobin yapımındaki eksiklik ya da bozukluk olması durumunda Akdeniz anemisi ortaya çıkar. Hemoglobin yapısında meydana gelen bozukluk sebebi ile kırmızı kan hücreleri yıkılır ve bu sebep ile akdeniz anemisi vücutta oluşur.

Akdeniz anemisi ilacı nasıl kullanılır

Akdeniz anemisi hastaları yaşamları süresince 3-4 haftada bir hemoglobin seviyesi yüksek kan ihtiyacı duyar. Hastaların hemoglobini 9,5 g/dl'nin üzerinde olmalıdır. Kansızlığa mani olmak için verilen kan transfüzyonları hastaların vücutlarında demir birikmesine sebep olur. Hastalarda ise karaciğer, pankreas, tiroit, kalp ve dalak gibi organların hücrelerindeki bozulmaya neden olur. Bunun sonucunda şeker hastalığı, kalp yetmezliği, hormonal yetersizlik ve gelişme bozukluğu gibi rahatsızlıklar görülür. 

Bu sebeple hastalarda demir birikmesine engel olur. Bu sebeple hastalar 3 yaşına geldiği zaman bir pompa yardımı ile, haftada beş gün, 8-12 saat süreli derinin altındaki infüzyonu ile Akdeniz anemisi ilacı tedavisine başlanır. Bazı hastalarda ise ağız yolu ile verilen tablet şeklinde ki Akdeniz anemisi ilaçları da kullanılır. Akdeniz anemisi hastalarının kanındaki demir düzeyi, tam kan sayımı, karaciğer, kalp ve hormonal sistemin düzgün bir şekilde değerlendirilir. Kan ile bulaşan hastalıklar kontrol altında olmalıdır. Hastalardaki yıllık kan tüketimi artmış ise ve yaşının büyümesiyle dalağın alınması durumu meydana gelebilir. Dalağın alınması hastanın kan ihtiyacını azaltsa da kesin çözüm olmaz. Hastalığın kesin olarak tedavisi için, kemik iliği nakli yapılır. Tedavi süresi boyunca tedavinin düzgün bir şekilde yapılması, karaciğerde hasar oluşmamış olması, kemik iliği naklinin başarı oranını etkiler. Doku uyuşmazlığı olmayan kardeşlerden alınacak kemik iliğinin nakli sırasında sorunlar olabilir ve nakil başarısızlıkla da sonuçlanabilir.

]]>
B12 Eksikliği Anemisi https://www.anemi.gen.tr/b12-eksikligi-anemisi.html Mon, 26 Nov 2018 17:01:21 +0000 B12 eksikliği anemisi; tıptaki diğer adı pernisiyöz anemisi olarak geçmektedir. Vücutta var olan bir anemi çeşididir. Anemi vücuttaki kan değerlerinize göre çok az sayıda alyuvar olmasıdır. Bu anemi çeşidinde yeteri kadar v B12 eksikliği anemisi; tıptaki diğer adı pernisiyöz anemisi olarak geçmektedir. Vücutta var olan bir anemi çeşididir. Anemi vücuttaki kan değerlerinize göre çok az sayıda alyuvar olmasıdır. Bu anemi çeşidinde yeteri kadar vücut içerisinde B12 vitamini bulunmadığı için bundan kaynaklı olarak vücut sağlıklı alyuvar üretemez. Uzun süredir devam eden B12 vitamini anemisi kalbe, beyne ve vücuttaki hücre ve organlara zarar verir. Vücut içerisinde gerekli olan kadar B12 vitamini olmaz ise alyuvarlar bölünmez ve çok büyük hale gelir.  Ayrıca alyuvarların bir görevi de oksijen taşımak olduğu için vücutta yeterli miktarda bulunmadığında devamlı olarak kişi kendini yorgun ve halsiz hisseder. Vücutta oluşturduğu başka bir hasar da kemik iliğinden kemiklerde yer alan kanların ve hücrelerin yapıldığı süngersi olan dokunun kana geçme esnasında problem yaşayabilir. Özellikle mide kanserine yakalanma ihtimali bu kişilerde  yüksektir. Vücutta B12 eksikliği anemisi kaynaklı olarak bazı komplikasyonlar oluşur. Bunlar; hafıza kaybı, nürolojik sorunlar ve sinir sistemi sorunlarıdır.

B12 eksikliği anemi neden olur

Vücudun alyuvar üretebilmesi için hayvansal gıdaların içerisindeki B12 vitamine ihtiyaç vardır. Bazı mide hücreleri bağırsaklarda B12 vitaminin emilebilmesi için protein salgılamaktadır. Salgılanan bu protein yeterli düzeyde olmaz ise B12 eksikliği anemisi oluşur.
B12 vitaminin eksikliği farklı sebepleri olabilir. Fakat B12 eksikliği anemisinin oluşma nedenleri büyük oranda aşağıdaki belirtilen nedenler ile sınırlıdır.
  • Mide yüzeyinde  gelişen hasar görme
  • Bağışıklık sisteminde oluşan hatalı tepkiler
  • Şeker hastalığı
  • Mide kanseri
B12 eksikliği anemisinin belirtileri; Bazı kişilerde belirti göstermeyebilir yada hafif olarak görülür. Belirtiler ise;
  • İshal
  • Kabızlık
  • Buz yeme 
  • Enerjisizlik
  • Yorgunluk
  • İştah kaybı
  • Odaklanma sorunu
  • Hızlı ayağa kalkınca oluşan sersemlik yada baş dönmesi
  • Ciltte solgunluk
  • Diş etlerinde kanamalar
  • Dilde kızarma yada şişlik
  • Egzersiz sırasında nefes darlığı
B12 vitamini düzeyi uzun bir zaman düşük olan kişilerde sinir sisteminde sorun çıkabilir. Bu durumda belirtiler;
  • Denge kaybı
  • Depresyon
  • Zihinsel karmaşa
  • Ayaklarda ve ellerde karıncalanma ve uyuşukluk
B12 eksikliği anemisinin tedavisi

Tedavide esas alınan B12 vitamini seviyesini arttırmaktır. Bu rahatsızlıkta tedavi süreci ömür boyu sürer. B12 eksikliği anemisi olan hastalar her ay bir kere B12 vitamini iğnesini yaptırmak zorundadır. Rahatsızlık ileri derecede ise tedavinin başlangıcında daha fazla B12 vitamini şırınga edilir. Bir şırınganın içerisinde 1 miligram B12 vardır. Bazı hastalarda B12 vitamini ilacı gereklidir. İğneye gerek duymadan yüksek dozlu B12 vitamini hapları hastalar için yeterli olabilmektedir. Ayrıca farklı bir yöntemde B12 vitamini burun kanalından da spreyler yardımıyla doz alınabilir. Kronik reflü tarzda önlenebilir rahatsızların B12 eksikliği aneminin şiddetli olan belirtilerinde korunmayı sağlamaktadır.
]]>
Anemide Beslenme https://www.anemi.gen.tr/anemide-beslenme.html Tue, 27 Nov 2018 07:14:29 +0000 Anemide Beslenme, Anemi (kansızlık) hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre dünya sağlık örgütüne göre kabul edilen kriterlerin altında kalmasıdır. Bu kriterler erişkin erkeklerde 15 g kadınlarda 13 gramın altında kabu Anemide Beslenme, Anemi (kansızlık) hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre dünya sağlık örgütüne göre kabul edilen kriterlerin altında kalmasıdır. Bu kriterler erişkin erkeklerde 15 g kadınlarda 13 gramın altında kabul edilir. 6 ay ile 6 yaş arası çocuklarda 11 gramın 6-14 yaşlarda 12 gramın altı anemi sayılır. En sık rastlanan anemi türleri genellikle demir eksikliğine bağlı anemi dir. Folik asit eksikliğinde bağlı anemi vitamin B-12 eksikliği anemisi dir.

Anemi Nedenleri
Anemi kanda yeterli miktarda kırmızı kan hücresi bulunmadığı zaman ortaya çıkar. Hemoglobin kırmızı kan hücresinin ana bölümüdür. Eğer hemoglobin seviyesi düşerse kanda olan oksijen düşer ve organın işlevlerini yerine getirmesi için gereken oksijen kan yoluyla taşınamaz 
300 den fazla türü bulunan anemi 3 grupta toplanabilir. Kan kaybı yüzünden oluşan anemi kırmızı kan hücresi üreten hücrenin azalmasıyla oluşan anemi ve kırmızı kan hücresi tertibatı nedeniyle meydana gelen bir anemidir.

Anemide Beslenme 
Demir eksikliği anemisi dünyada beslenme yetersizliği sonucu ve mineral eksikliğine bağlı olarak görülen rahatsızlıklar arasında ilk sırada yer almaktadır. En sık doğurma dönemindeki kadınlar çocuklar ve ergenlerde görülen anemi karakteristik belirtileri çabuk yorulma halsiz kalma ve zayıflama bağışıklık sistemidir. Uzun süreli demir eksikliği ise bayılma nöbet geçirme olarak ve geçici hafıza kaybı gibi ciddi rahatsızlıklara neden olabilir. Beslenmenize demir bakımından yüksek gıdalarla beslenerek anemi belirtilerinin şiddetini azaltabilirsiniz.
]]>
Anemi Testi https://www.anemi.gen.tr/anemi-testi.html Tue, 27 Nov 2018 08:31:32 +0000 Anemi Testi, kandaki hemoglobin miktarının yeterli olup olmadığını ölçen bir testtir. Kişinin vücut kitle indeksine göre kandaki hemoglobin sayısının yeterli olup olmadığını anlamamızı sağlar. Anemi testi birçok Anemi Testi, kandaki hemoglobin miktarının yeterli olup olmadığını ölçen bir testtir. Kişinin vücut kitle indeksine göre kandaki hemoglobin sayısının yeterli olup olmadığını anlamamızı sağlar. Anemi testi birçok hastalığın tanısında da kullanılan bir yöntemdir. Hemoglobin sayımı yapılması vücuttaki kan hücrelerinin düşüşü veya artışı doktorun bilgi sahibi olmasını sağlar. Anemi testi günümüzde çok kolay yapılan tüm hastane ve sağlık ocaklarında testi yapılan bir tahlildir.

Anemi Testi Kimlere Yapılır

Anemi testi, genel olarak bir hastalığı bulunan kişiye doktor tavsiyesiyle yapılan bir testtir. Ancak bunun yanında çocuklara belirli aralıklarla yapılması faydalıdır Özellikle çocukların yılda bir yada birkaç kez yapılması tavsiye edilmektedir. Bunun dışında yetişkinlere de arada bir hemoglobin sayılması faydalı olacaktır. Vücuttaki hemoglobin sayısı kişinin dış görünüşüyle ya da geçirdiği hastalılarla doğru orantılı değildir. İnsanlar geçirdiği bir takım hastalıların sebebini başka nedenlere bağlayabilirler. Ancak bu hastalıların sebepleri kandaki hemoglobin sayısının düşüklüğünden kaynaklı olabilir. Bu nedenle bu test kolay olduğu kadar önemli bir testtir.

Anemi Testi Nasıl Yapılır

Anemi Testi, çok basit yapılan ve bu test için birkaç damla kanın yeterli olduğu bir testtir. Önceleri manuel olarak tek tek yapılan bu test günümüzde çok daha pratik yöntemlerle yapılmaktadır. Anemi genele kişilerde diş eti çekilmesi, kilo kaybı, tırnaklarda beyaz leke, göz beyazlarında sararma gibi şekillerde kendini gösterir. Bu belirtileri olan kişiler doktora başvurduklarında doktorlar kendilerinden tam kan sayımı ister. Tam kan sayımı içinde hemoglobin sayımı da yapılacaktır. Bu sayımlarda yetişkin bir insanın hemoglobin sayısı 12-14 olması gerekir. Bunun yanında hemotokrit sayımı da yapılır. Hemotokrit sayısınında 42-44 arası olması gerekir. 2 puanlık değer eksi ya da artı normal olarak kabul edilir. Ancak 5 değerden daha fazla olan durumlarda anemi teşhisi konabilir. Bu durumda hasta anemi ya da anemiye bağlı bir hastalık olursa doktor buna göre bir tedavi seçer. Bazı durumlarda kısa süreli tedaviler ile kurtulabilirler. Fakat Akdeniz anemisi olan hastalar için ömür boyu sürebilir.

Anemi Testi, yapıldıktan sonra anemi çıkan kişilerde uygun beslenme ve diyet faydalıdır. Anemi olan kişiler kandaki hemoglobin miktarını artıran kızılcık, brokoli, kırmızı et, kuru bakliyat tüketmeleri tavsiye edilmektedir.

]]>
Megaloblastik Anemi https://www.anemi.gen.tr/megaloblastik-anemi.html Wed, 28 Nov 2018 02:56:11 +0000 Megaloblastik Anemi, bu anemi çok büyük alyuvarların görülmesiyle ortaya çıkan bir kan bozukluğudur. Anemi, alyuvar kaybıyla ortaya çıkan bir kan bozukluğu hastalığıdır. Alyuvarlar vücutta oksijen taşımaktadırlar.Gere Megaloblastik Anemi, bu anemi çok büyük alyuvarların görülmesiyle ortaya çıkan bir kan bozukluğudur. Anemi, alyuvar kaybıyla ortaya çıkan bir kan bozukluğu hastalığıdır. Alyuvarlar vücutta oksijen taşımaktadırlar.Gerektiği kadar değilse dokular ve organlar oksijen eksikliği yaşarlar. Megaloblastik anemi durumunda bozukluk alyuvarların tamamlanmayan oluşumundan meydana gelir ve çok sayıda gelişmemiş yada yetersiz gelişen alyuvarla sonuçlanır. Bu alyuvarlar işlevlerini sağlıklı alyuvarlar gibi yerine getirmezler ve sağlıklı hücreleri dışlayarak anemiye neden olurlar. Hücreler gelişmemişlerdir ve ayrıca kısa ömürlü olmaları beklenir.

Megaloblastik Anemi Sebepleri
Megaloblastik aneminin en çok görülen iki sebebi folik asit yada vitamin B12 eksikliğidir. Eğer neden bağırsaklarda malabsorpsiyon sebebiyle vitamin B12 eksikliğiyse, buna pernisyöz anemi adı verilmektedir. Diğer sebepler arasında aşırı alkol kullanımı, kemoterapi, lösemi, bazı ilaçlar ve birtakım genetik durumlar bulunmaktadır. Bu anemi herkeste ortaya çıkabilse de en fazla Kuzey Avrupa kökenlilerde görülmektedir.

Megaloblastik Anemi  Belirtileri
  • Yorgunluk
  • Kas zayıflığı
  • İştah ve kilo kaybı
  • İshal
  • Bulantı
  • Hızlı kalp atışı
  • Düzgün yada hassas dil
  • El ve ayakta karıncalanma hissi
  • Organlarda uyuşma
Megaloblastik Anemi Teşhisi
Bu tarz anemi genellikle standart kan testleri sırasında ortaya çıkar. Bunlar arasında tam kan sayımı ve alyuvar folat düzeyi kontrolü bulunmaktadır. Doktor tıbbi hikayenizi alır ve fiziki muayene yapar. Bunların amacı belirtilerin başka sebeplerinin olup olmadığını anlamak içindir. Teşhis koymaya yardımcı olan test Schilling testidir. Bu test vitamin B12 emilimini ortaya çıkaran bir kan testidir. Radyoaktif B12 tükettikten sonra idrar örneği değerlendirilir. Eğer idrarınızda minimum B12 bulunursa yada hiç yoksa vitamini emmiyorsunuz demektir. Sağlıklı insanlarda, bağırsak fazla B12 yi alır ve bu fazlalığı idrar yoluyla dışarıya atar.

Megaloblastik Anemi Tedavisi
Megaloblastik anemi tedavisi aneminin asıl nedenine bağlıdır. Aynı zamanda, yaş, genel sağlık durumu, tolerans ve tedaviye verdiğiniz tepki ve hastalığın şiddetini de önemser. Tedavisi süreklidir ve bu, aneminin tekrar ortaya çıkmasını önlemek içindir. Genel vitamin B12 eksikliği yada pernisyöz anemi için aylık vitamin iğnelerine ihtiyacınız olabilir. ağızdan takviyeler de verilmesi olasıdır. Diyetinize vitamin B12'li besinler eklemek de size yardımcı olacaktır. Bu tarz gıdalar arasında yumurta, tavuk, takviye edilmiş tahıllar, süt ve kabuklu deniz ürünleri bulunur. Folik asit yetersizliğinden kaynaklanan megaloblastik anemi ağız yada damar yoluyla folik asit takviyeleriyle tedavi edilir. Megaloblastik aneminin erken teşhis edilmesi çok önemlidir. Vitamin B12 eksikliği uzun devam ederse kalıcı sinir hasarı meydana getirebilir. Vitamin B12 genel olarak hayvansal besinlerde bulunur. Sizde diyet kısıtlamalarına bağlı vitamin B12 eksikliği varsa anemi çıkması riskini azaltmak için alternatif yollar hakkında doktorunuza danışın. Ek takviyeye ihtiyaç duyabilirsiniz.
]]>
Kansızlık Belirtileri https://www.anemi.gen.tr/kansizlik-belirtileri.html Wed, 28 Nov 2018 15:31:59 +0000 Kansızlık belirtileri, Kansızlık Kanı oluşturan elementlerden olan alyuvarın kırmızı kan hücrelerinde eksik olmasına kansızlık adı verilir. Kansızlığın tıp dilindeki adı anemidir.Kansızlık sık Kansızlık belirtileri, Kansızlık Kanı oluşturan elementlerden olan alyuvarın kırmızı kan hücrelerinde eksik olmasına kansızlık adı verilir. Kansızlığın tıp dilindeki adı anemidir.

Kansızlık sıklıkla kadın ve çocuklarda görülür. Bunun nedeni ise yaşanan adet kanamaları ve doğumlardır. Kansızlığın en belirgin belirtisi kişinin kendisini sürekli yorgun hissetmesidir. Yorgunluğun dışında soluk ten rengi, el ve ayakların soğuk olması da diğer belirtileri arasındadır. Kansızlığın farklı türleri vardır. Bu türlere bağlı olarak da insan vücudunda farklı belirtilere yol açar. Kansızlık belirtilerinin doğru bir şekilde gözlemlenebilmesi, geçici ya da uzun dönemli belirti olup olmadığının anlaşılabilmesi, kansızlık türlerinin iyi bilinmesi gerekir. 

Demir eksikliğine bağlı yaşanan kansızlıkta vücutta bulunan kırmızı hücrelerin protein yaratabilmesi için demire ihtiyacı vardır. Demir eksikliğine bağlı kansızlık genellikle kronik kanamaların sonucunda meydana gelir. Kronik kanamalara örnek olarak burun, basur, mide, bağırsak, adet kanamaları sayılabilir. Vücut bu aşırı kanamalar esnasında yüklü miktarda demir kaybeder. Bu kişilerde yiyeceklerin dışında toprak, mermer, kireç yeme isteği görülür. Ağız kenarında ve tırnaklarda çatlaklar görülür.

Tırnaklarda çatlakların yanı sıra şekil bozukluğu ve biçimsizlik de olabilir. Bu tür kansızlığın giderilebilmesi için kırmızı et, karaciğer, balık gibi hayvansal kaynaklı besinlerin ve C vitamini içeren içeceklerin tüketilmesi gerekir. Aplastik kansızlık grubunda vücutta bulunan kemik ilikleri kırmızı, beyaz gibi kan hücrelerinden yeterli miktarda üretemez. Genetik olarak da geçebilir. Vücudun kemik ilikleri kan hücrelerinden yeterli miktarda üretemez. Aplastik kansızlık kalıtımsaldır. Ailede kansızlık mevcutsa kişinin de kansızlık yaşama ihtimali o kadar yüksektir.  Aplastik kansızlık yaşanan kişilerde deri altında kan lekeleri gözle görülür şekilde barizdir. Herhangi bir travma yaşanmamasına rağmen deride çürükler oluşur. Burun, ağız, rektum, vajina ve diş eti kanamaları sıklıkla görülür. Son aşama olarak ağız, gırtlak ve rektumla ilgili ülserler meydana gelir. 

Folik asit eksikliğine bağlı oluşan kansızlıkta vücudun yeterli oranda kırmızı kan hücreleri yaratmak için folik aside ihtiyacı vardır. Folik asit olmaksızın kırmızı kan hücre üretimi düşer ve anemi ile sonuçlanır. Vücuda giren alkol folik asitin emilimini ve metabolizmasını engellediği için özellikle çok fazla alkol tüketen kişilerde görülür. Folik asit eksikliği B12 vitamini alınarak da engellenebilir. Folik asit eksikliğine bağlı kansızlık yaşanan kişilerde sıklıkla ishal görülür. Kişinin yaşadığı ishal 15 günden uzun sürmektedir. Kronikleşme derecesinde yaşanan ishal kısa bir süre sonra tekrar görülmektedir. 

Tüm bunların yanı sıra kişide depresyon belirtileri olan halsizlik, enerji azlığı, normalden fazla yada az uyuma, gözlenir. Hemolitik adı verilen kansızlık türünde vücudun doğal artık toplama metabolizmasının aniden kırmızı kan hücrelerini yok etmeye başladığında görülür. Kemik ilikleri, 10 kat daha fazla yeni kırmızı kan hücrelerini üreterek bunu telafi etmeye çalışır. Fakat zamanından önce gelişen bu küçük, şekilsiz hücrelerin ömrü çok kısadır. O nedenle vücut dokularına oksijeni taşımakta yetersiz kalırlar. Hemolitik kansızlık yaşanan kişilerde kan basıncında önemli bir düşüş yaşanır.Kansızlık Belirtileri 

Yüksek ateşin yanı sıra vücutta titremeler yaşanır. İdrar koyu sarı renktedir. Dalağın genişlemesinden kaynaklı yaşanan aşırı ağrının yanı sıra sırt ve mide ağrısı çok yaygın belirtilerdir. Kötücül yani vitamin eksikliğinden kaynaklı kansızlıkta vitaminler arasında en öncü olanı B12 vitamin eksikliğidir. Kemik iliğinin kırmızı kan hücrelerini üretebilmesi için B12 vitaminine ihtiyacı vardır. Genelikle hayvan ürünlerini tüketmeyen vejetarya]]> Pernisiyöz Anemi https://www.anemi.gen.tr/pernisiyoz-anemi.html Thu, 29 Nov 2018 00:16:11 +0000 Pernisiyöz Anemi, Pernisiyöz anemi vücutta bulunan bir anemi türüdür. Anemi ise kanınızda normale göre daha az sayıda alyuvar olması demektir. Pernisiyöz anemi vücut da yeteri kadar B12 vitaminine sahip olmadığından dolay Pernisiyöz Anemi, Pernisiyöz anemi vücutta bulunan bir anemi türüdür. Anemi ise kanınızda normale göre daha az sayıda alyuvar olması demektir. Pernisiyöz anemi vücut da yeteri kadar B12 vitaminine sahip olmadığından dolayı vücut için yeterli miktarda sağlıklı alyuvar yapamaz. Uzun ve şiddetli süren pernisiyöz anemi beyne, kalbe ve vücutta bulunan diğer organ ve hücrelere zarar verecektir. Vücutta yeterli miktarda B12 vitamini yok ise alyuvarlar bölünemez ve aşırı büyük hale gelirler. Alyuvarlar vücuda oksijen taşıma görevi yaptıkları için yeterli miktarda vücutta yok ise kendinizi sürekli halsiz ve yorgun hissetmenize sebep olacaktır. Pernisiyöz aneminin vücuda vermiş olduğu bir başka hasar ise kemik iliğinden kemiklerde bulunan hücre ve kanların yapıldığı süngersi doku kana geçme sırasında sorun yaşayabilirler. Ayrıca pernisiyöz anemi kişilerde mide kanserine yakalanma riskini artıracaktır. Pernisiyöz anemi nürolojik sorunlar, sinir hasarı, hafıza kaybı, sinir sistemi problemleri gibi vücutta başka komplikasyonlara neden olacaktır.

Pernisiyöz Anemi
Pernisiyöz Anemiye Verilen Diğer İsimler

''Megaloblastik'' yada ''makrositik'' anemi adı verilen iki büyük anemi türünden biridir. Bu anemi türleri alyuvarların normalden daha büyük olduğunu ifade ederler. Makrositik anemi folik asit eksikliğine bağlı olarak oluşan anemi türüdür. Çocuklarda çok nadir görülen intrensek faktörün üretimine engel olan vücutta kalıtsal bozuklukla beraber doğarlar. Vücutta B12 vitamini eksikliğinde kombine sistemi, kobalamin eksikliği hastalığı da denir. Görülen bu hastalığa konjenital (doğuştan gelen) persiniyöz anemi de denir.

Pernisiyöz Aneminin Sebebi Nedir

Pernisiyöz anemi enfeksiyon, cerrahi girişimler, intrensek faktörler, ilaçlar yada beslenme gibi diğer başka sebeplere bağlı olarak gelişen bir hastalıktır. 

İntrensek Faktör Eksikliği
  • İntrensek faktör eksikliğinin bir başka nedeni midenin tümü yada bir kısmının alınması ilde ortaya çıkacaktır. Bu tür mide ameliyatları intrensek faktör yapısını gerçekleştirmeye yardımcı olan pariyetal hücrelerin sayısını azaltır.
  • İntrensek faktörü midede üretilen ve B12 vitaminin emilmesine yardımcı olan bir protein çeşididir. İntrensek faktörü bazı kişilerde ise otoimmun hastalığı sonucunda ortaya çıkabilmektedir.
  • Otoimmun yanıt, vücudun bağışıklık sisteminin yanlışlıkla sağlıklı hücrelere saldıran antikorlar üretmesi ve hücrelere ve dokulara zarar vermesi ile ortaya çıkar. 
  • Pernisiyöz anemi vücut pariyetal hücrelere saldır yapan ve onlara zarar vererek yok olmalarını sağlayan antikorlar üretirler. Antikorlar mide çeperinde bulunan ve intrensek faktör üreten hücrelerdir. Otoimmun yanıtın nedeni bilinmemektedir.
  • Görülen en büyük belirti tüm anemi çeşitlerinde olduğu gibi yorgunluk ve halsizlik hissidir. Vücudun çeşitli bölümlerine oksijen taşıyacak yeterli miktarda alyuvar olmamasından dolayı halsizlik ve yorgunluk ortaya çıkacaktır.
  • Nefes darlığı, ayağa kalkıldığında baş dönmesi, ellerde ve ayaklarda soğukluk, baş ağrısı, deride, tırnaklarda, ve diş etlerinde solukluk, düşük alyuvar sayısı ve göğüs darlığı ve ağrısına sebep olabilir.
  • Vücuttaki alyuvar azalması kalbinizin oksijenden zengin kanı vücuda dağıtabilmek için normalinden daha fazla çalışmasına neden olacaktır.
  • Bu fazla çalışma ise kalp büyümesine, aritmilere, kalpte üfürme ve hatta kalp yetmezliğine bile yol açabilmektedir.
Pernisiyöz Anemi Nasıl Önlenebilir

Beslenme faktörlerine bağlı olarak görülen pernisiyöz anemi için doktor yardımıyla bazı tedbirler alabilirsiniz. Bazı kişilerde yiyecekler ile yeterli B12 vitamini alınmadığında pernisiyöz anemi gelişebilmektedir. Pernisiyöz anemi oluşumu intrensek faktöre eksikliğine bağlı ise anemi ö]]> Doğumda Kansızlık https://www.anemi.gen.tr/dogumda-kansizlik.html Thu, 29 Nov 2018 23:03:32 +0000 Doğunda Kansızlık, Gebelikte yaşanan kansızlık doğum sonrası kanamaların artmasına rahmin toplanmasının gecikmesine bebeklerde anne karnında gelişme geriliğine sebep olmaktadır. Doğumda kansızlık, erken doğuma neden o Doğunda Kansızlık, Gebelikte yaşanan kansızlık doğum sonrası kanamaların artmasına rahmin toplanmasının gecikmesine bebeklerde anne karnında gelişme geriliğine sebep olmaktadır. Doğumda kansızlık, erken doğuma neden olmakta annenin yaşamını kaybetmesine sebep olmakta bu dönemde ortaya çıkan kansızlık doğum sonrası kanama sebep oluyor. Demir tüketimi ve folik asit desteği gerekli olmaktadır. Gebelik dönemi yaşayan anne adaylarının kan değerlerini düzenli takip ettirmeleri gerekmektedir. Kan değerlerini iyi bilmesi doğacak bebeğin sağlığı açısından da çok önemlidir. Kansızlıktan kaynaklı olan erken doğunlar da bebeklerde gelişme geriliği görülmektedir. Gebelikte anne adaylarının en çok yaşadığı problem olarak bilinen kansızlık kan seviyesinin düşmesidir.

Bu durumu yaşayan anne adaylarında halsizlik, mide problemleri, çarpıntı, yüzde solukluk, baş dönmesi baygınlık, karın ağrısı, sarılık, tırnaklarda solgunluk, hemen yorulma, rahim içi gelişme geriliği, doğum sonrası annenin iyileşme sürecinin uzaması, doğum sonrası enfeksiyon riskinde artış, doğum esnasında kan kaybının normalden fazla yaşanması gibi problemler yaşanmaktadır. Doğumda kansızlık yaşanmaması için annelerin bol demir vitamini almaları gerekmektedir. Normal bir insanın günlük demir tüketimi ihtiyacı ile gebelikte demir tüketimi ihtiyacı gebelikte iki kat arttığından gebelikte demir takviyesi çok önemlidir. Özellikle c vitamini olan gıdalar ile birlikte et tüketimi çok önemlidir.Doğumda Kansızlık

Doğumda kansızlık yaşanmaması için anne adaylarının gebelikleri sırasında bol miktarda pekmez, kuru üzüm, et, yumurta, sebzeler yeşil yapraklı, fındık, ceviz, brokoli, ıspanak ve lahana gibi sebzeler tüketilmelidir.

Risk faktörleri olarak bilenler; Aşırı sigara kullanımı, Fazla düzeyde alkol kullanımı, İyi beslenmeme beslenme bozukluğu, bazı yaşanan sindirim hastalıklarıdır.

]]>
Çocuklarda Kansızlık https://www.anemi.gen.tr/cocuklarda-kansizlik.html Fri, 30 Nov 2018 00:24:31 +0000 Çocuklarda Kansızlık, Tıp dilinde anemi olarak isimlendirilen kansızlık,  alyuvarların vücuttaki sayısının çocuğun yaşına göre normal olan değer seviyesinin düşmesi neticesinde ortaya çıkan oldukça önemli bir rahatsız Çocuklarda Kansızlık, Tıp dilinde anemi olarak isimlendirilen kansızlık,  alyuvarların vücuttaki sayısının çocuğun yaşına göre normal olan değer seviyesinin düşmesi neticesinde ortaya çıkan oldukça önemli bir rahatsızlıktır. Alyuvarların sayısının azalması neticesinde kanın taşıdığı oksijen miktarı ve vücut dokularına giden oksijen kapasitesi azalır. Bu durum da çocuklarda birçok belirtinin görülmesine neden olur ve kesinlikle ihmal edilmemesi ve tedavi edilmesi gereken ciddi bir durumdur. Günümüzde 0-1 yaş aralığında olan çocukların yaklaşık yarısında kansızlık problemi görülmektedir. Anne ve babaların önlem olmaması durumunda çocuklarda oluşan rahatsızlık ilerleyip tehlikeli durumlara sebep olabilmektedir.

Çocuklarda kansızlık belirtileri nelerdir
  • İştahsızlık ve huzursuzluk
  • Aşırı uyku ya da uykusuzluk sorunun 
  • Çocuğun el ve ayaklarında yaz mevsiminde bile soğukluk olması 
  • Göz kapaklarının iç kısmının, avuç içinin ve tırnaklarının soluk olması 
  • Cilt renginin solması
  • Davranış bozukluğu ve zeka geriliği
  • Kum, toprak ve buz gibi maddeleri yeme ihtiyacı
  • Fazla hareket ettiğinde hızlı nefes alıp verme gibi durumlar çocuklarda kansızlık belirtileri arasında sayılabilir.
Çocuklarda kansızlık nedenleri nelerdir

Çocuklarda yaşanan kansızlık sorunu 3 temel nedenden kaynaklanmaktadır.
  • Eritrositlerin ve hemoglobinin yeterli miktarda yapılamamasından kaynaklanan kansızlıklar
  • Eritrositlerin yüksek miktarda emiliminden kaynaklanan rahatsızlıklar 
  • Kan kaybından yani kanamadan kaynaklanan kansızlıklar 
Çocuklarda kansızlık problemi genellikle bu maddelerin birinin veya birkaçının eksikliğinden ya da bozuk olmasından kaynaklanabilir. Çocukların 6 ay ve 2 yaş aralığında ve büyüme etkisinin aşırı hızlı geliştiği ergenlik dönemlerinde demir açısından oldukça düşük yiyecekleri tüketmesi neticesinde kansızlık problemi ortaya çıkabilir. Bunların yanı sıra çocuklarda kullanılan bazı ilaçlar alyuvarlardaki kan miktarının azalmasına neden olup kansızlığa sebep olabilir.

Çocuklarda Kansızlık
Çocuklarda en çok görülen kansızlık tipi:
Çocuklarda en sık görülen kansızlık tipi demir eksikliği anemisidir. Bebeğin ilk 6 ay anne sütüyle beslenmesi demir eksikliği anemisi olan kansızlık tipini azaltır. Demir, yeşil sebzeler, kırmızı et  ve baklagillerde yüksek oranda bulunur.

Çocuklarda kansızlık tedavisi:
Çocuklarda kansızlık tedavisi genellikle çocuğa ağızdan verilecek olan demir preparatları ile yapılır. Bu tedavi süresi yaklaşık 3 ay boyunca devam eder. Çocuklarda kansızlık tedavisindeki amaç, çocuğun ilk 2  ay hemoglobinin oranının yükseltilmesi ve 2. aydan sonra ise demir depolarının doldurulmasıdır. Bu zaman diliminde çocukta demir yeteri miktarda depolanamaz ise tedavi süresi 1 yıla kadar uzayabilir. Kansızlık problemi yaşayan çocuklara sürekli olarak kan tahlilleri yaptırılmalıdır. 

Çocukları kansızlıktan korunmak için neler yapılabilir
  • Çocuklarınızın demir vitamini açısından oldukça zengin olan gıdalarla beslenmesine dikkat edin. 
  • Sütün demir emilimini azaltması nedeni ile sütü günde 500 ml den fazla tüketmemelerine özen gösterin. 
  • Demir emilimini artırdığı bilinen C vitaminli meyvelerin tüketimini artırın.
  • Bebeklerin ilk 6 ay kesinlikle anne sütü ile beslenmesine önem verin.
]]>
Otoimmün Hemolitik Anemi https://www.anemi.gen.tr/otoimmun-hemolitik-anemi.html Fri, 30 Nov 2018 21:19:24 +0000 Otoimmün Hemolitik Anemi, Çoğunlukla orta yaş grubunda oluşan bu anemi türü kırmızı kan hücrelerinin yani alyuvarların normal kan dolaşımını tamamlamadan yıkıma uğraması durumudur. Bu durum kanda yeterli miktarda bulunmas Otoimmün Hemolitik Anemi, Çoğunlukla orta yaş grubunda oluşan bu anemi türü kırmızı kan hücrelerinin yani alyuvarların normal kan dolaşımını tamamlamadan yıkıma uğraması durumudur. Bu durum kanda yeterli miktarda bulunması gereken alyuvarların sayısının bulunması gereken den çok daha az olduğu anlamına gelir. Otoimmün hemolitik anemi, kırmızı kan hücrelerinin birçok hastalık, durum ve faktörler nedeniyle yıkımının artması neticesinde gelişir. Bu anemi türü çoğunlukla tedavi edilebilir ve kontrol altında tutulabilen bir hastalıktır.  Hastalığın hafif seyirde devam etmesi durumunda hastalık hiç bir tedavi yöntemi gerektirmeyebilir. Ağır geçirilen otoimmün hemolitik anemi hastalığının ise mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Çünkü otoimmün hemolitik anemi oldukça ciddi bir hastalıktır. Tedavi edilmediği takdirde kalp yetmezliği ve kalp büyümesi gibi oldukça ciddi sağlık problemlerine ve hatta ölümlere bile neden olabilir. Bu kansızlık türünün kalıtsal şekilde olduğu durumlarda hastalık ömür boyu sürebilir. Kalıtsal hastalığı olan kişilerin devamlı olarak tedavi görmeleri gerekir. Ancak otoimmün hemolitik aneminin edinsel tipte olanlarında hastalığın nedenleri bulunup tedavi edildiği takdirde hastalarda tamamen iyileşme görülebilir

Otoimmün hemolitik anemi belirtileri:
  • Aşırı halsizlik ve yorgunluk
  • Nefes darlığı 
  • Ayağa kalkma anında baş dönmesi
  • Baş ve göğüs ağrısı
  • El ve ayaklarda aşırı soğukluk 
  • Diş etlerinde, göz kapağının alt kısmında, tırnaklarda ve deride renk solması
  • Dalak büyümesi gibi belirtiler görülebilir.
Otoimmün hemolitik anemi nedenleri:
  • Penisilin ve metil dopa gibi  birtakım ilaçların kullanılması 
  • Sistemik lupus eritematozus benzeri romatizma hastalıkları
  • Yumurtalık kanseri, lenfoma ve kronik Lösemi gibi kanser türleri otoimmün hemolitik aneminin nedenleri arasında sayılabilir.
Otoimmün hemolitik anemi tanısı:

Otoimmün hemolitik aneminin tanısı  kan hastalıkları uzmanları yani hematologlar tarafından tıbbi ve aile geçmişi araştırılarak, fizik muayenelerde edinilen bulgularla, hastaya yapılan tahliller ve tetkikler neticesinde konulabilir. Yapılan testler fizik muayenede edinilen bulguların netleşmesi, otoimmün hemolitik aneminin derecesinin ve nedeninin değerlendirilmesi için yapılır.

Otoimmün Hemolitik Anemi
Otoimmün hemolitik anemi tedavisi:
Bu hastalığın tedavisindeki amaç vücuttaki alyuvar azalmasını durdurmak, alyuvar sayısını normal düzeye getirmek ve bu hastalığın altında yatan nedenleri tedavi etmektir. Tedavi yöntemleri hastalığın derecesine ve nedenine göre değişebilir. Otoimmün hemolitik anemi tedavisinde en etkili yöntem kortizon ilaçlarıdır. Kortizon ilaçlarından fayda sağlanmadığı durumlarda ya da sürekli ortaya çıkan ve uzun süre kortizon kullanması gerekli olan kişilere splenektomi yapılabilir. Otoimmün hemolitik anemi tedavisinde hastalığı ağır ve ölümcül olan hastalara kan nakli yapılabilir. Eğer otoimmün hemolitik aneminin sebebi hastanın dalağının büyümesi yada dalağın alyuvar miktarını azaltmasından kaynaklanıyor ise bu durumda  hastanın dalağının ameliyat ile alınması gerekebilir. Otoimmün hemolitik anemi hastaları aynı zamanda soğuk ortamlardan sakınıp vücuttaki alyuvar azalmasını önlemek amacıyla ellerini ve kulaklarını soğuktan koruyarak tedaviye destek olabilirler.
]]>
Çocuklarda Akdeniz Anemisi https://www.anemi.gen.tr/cocuklarda-akdeniz-anemisi.html Sat, 01 Dec 2018 20:24:37 +0000 Çocuklarda Akdeniz Anemisi, tıptaki ismi "Talesemi" olarak bilinen Akdeniz anemisi çoğunlukla Akdeniz bölgesinde yaşayan kişilerde görülen bir hastalıktır. Çocuklarda ortaya çıkan Akdeniz anemisi genellikle anne ya da babasından Çocuklarda Akdeniz Anemisi, tıptaki ismi "Talesemi" olarak bilinen Akdeniz anemisi çoğunlukla Akdeniz bölgesinde yaşayan kişilerde görülen bir hastalıktır. Çocuklarda ortaya çıkan Akdeniz anemisi genellikle anne ya da babasından kalıtımsal olarak geçen ve bir çeşit kan hastalığıdır. Anemi hastalığı (kansızlık) oluşmasına sebep olan etmen, vücuttaki kanın içerisinde bulunan alyuvarların yapılarındaki "Hemoglobin" maddesindeki kusurdur. Çocuklarda meydana gelen Akdeniz anemisi hastalığında vücuttaki bozulmuş olan dengenin düzeltilmesi için ilk önce kemik iliğiyle normalinden 10-15 katı fazla olan kan hücrelerinin yapımına başlamak gerekir. Ancak bu girişim etkili olmaz. Çünkü çocuğun hemoglobinindeki kalıtımsal problemin devam etmesinden dolayı kan hücrelerinin erken yıkımı başlar. Anemi hastalığından dolayı kemik iliği çok çalışır ve genişlemeler olur. Kemik iliğinin gelişmesinden kaynaklı olarak çocuğun yüzünde bulunan kemiklerde değişiklikler ortaya çıkar ve görünümde bozukluklar meydana gelir. 

Çocuklarda Akdeniz Anemisinin Belirtileri, çoğunlukla Akdeniz anemisi olan çocuklar doğdukları zaman normal çocuklardan farkları yoktur. Fakat 5-6 aydan sonra çocukta kansızlık belirtileri meydana gelmektedir. Özellikle bu aylarda olan çocuklarda ortaya çıkan kansızlık nedeni olarak demir eksikliğinden dolayı kaynaklandığı düşünülür. Ancak çocuktaki kansızlık durumunun iyileştirilmesi için hatalı olarak demir tedavisi uygulanmaktadır. Demir takviyesiyle Akdeniz anemisi hastalığının tedavisi kesinlikle düzeltilemez ve bunun için aneminin belirtileri gittikçe ağırlaşarak süreç devam eder. Çocukta karın bölgesi büyür, bunun sebebi ise karaciğer ve dalağın büyümesinden dolayı ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Akdeniz anemisinde en önemli belirtilerden birisi çocukta meydana gelen gelişim geriliği ve iştahının olmamasıdır. Hatta çocuğun iskelet sisteminde de değişimler görülmektedir. Çocuğun yüz yapısında elmacık kemikleri daha fazla belirginleşirken burun kökünde çökme oldukça belirginleşir. Ancak çocuklarda bu belirtiler ortaya çıkmadan önce Akdeniz anemisi hastalığının erken tanısı yapılırsa, hastalığın erken dönemlerinde uygun olan tedavi başlar. Bu durumda çocukta hem organ büyümesi hem de yüz yapısında değişimler meydana gelmez, hatta çocuğun gelişimi normale çok daha yakın olmaktadır.

Çocuklarda Akdeniz Anemisi
Çocuklarda Akdeniz Anemisinin Tedavisi, çocuklarda görülen ve çoğunlukla genetik olan Akdeniz anemisi hastalığının tedavisi kan aktarımı kısaca kan değişimine bağımlı olan bir hastalıktır. Akdeniz anemisinin tedavisinde esas alınan amaç özellikle çocuğa 3-4 haftada bir uygulanan konsantre alyuvarın aktarımıyla beraberinde düzenli bir şekilde vücudun ihtiyaç duyduğu demir bağlayıcı olan ilaçların kullanımıdır. Ayrıca çocuğun ilk 10 senesinden sonra Akdeniz anemisi ortaya çıkmışsa, hastalığın komplikasyonunun önlenerek tedavi için doktorlarla yapılan ekip çalışması gerekir. Hatta çocukta ileri yaşta gelişen Akdeniz anemisi hastalığının iyileşmesi için ideal olan tedavinin uygulanması için mutlaka duruma çok yönlü olarak yaklaşılması gerekmektedir.

İlaç Tedavisi, çocuklarda Akdeniz anemisi durumunda öncelikle hücre içerisinde açıkta kalmış olan ve alyuvarların parçalanmasına sebep olan alfa zincirlerinin bağlanması için diğer bir yolda, gamma zincirleridir. Akdeniz anemisinin tedavisinde kullanılan bazı ilaçların gamma zincirinin yapımını arttırdığı gözlenmiştir. Hatta çocuklarda ortaya çıkan Akdeniz anemisinin ilaçla tedavisi yapılırken gamma zincirini besleyerek arttıran ilaçların kullanılmasıyla oldukça başarılı sonuçlar elde edilmiştir. 

Tedavide Kemik İliğinin Değiştirilmesi, bu yöntemin uygulanması için hasta eğer küçükse karaciğeri bozuk değilse ve uygun bir verici olabilecek kardeşi ya da ikizi varsa tedavide çok başarılı sonuçlar alınmaktadır. Fakat Akdeniz]]> Orak Hücreli Anemi https://www.anemi.gen.tr/orak-hucreli-anemi.html Sun, 02 Dec 2018 05:22:30 +0000 Orak Hücreli Anemi, kırmızı kan hücrelerinin yetersiz oksijen nedeniyle orak şeklinde olmasıyla ortaya çıkan damar tıkanıklıklarını gösterir genetik bir hastalıktır. Ülkemizde de en fazla güney illerinde görülür. Kanda bu Orak Hücreli Anemi, kırmızı kan hücrelerinin yetersiz oksijen nedeniyle orak şeklinde olmasıyla ortaya çıkan damar tıkanıklıklarını gösterir genetik bir hastalıktır. Ülkemizde de en fazla güney illerinde görülür. Kanda bulunan hücreler kırmızı küreler, beyaz küreler ve platetler olarak 3 türlüdür. Eritrosit denilen kırmızı kürelerin temel işlevi oksijeni dokulara taşımak, dokulardaki karbondioksidi ise akciğere ulaştırmaktır. Bu önemli görevi yapabilmek için kırmızı kürelerin özelleşmiş bir yapısı vardır. Bu hücrelerde hemoglobin temel yapıyı oluşturur. Erişkinlerde ise 3 tip hemoglobin bulunur. Anne karnındaki hemoglobin türleri ise farklıdır. Doğumdan sonra bunlar erişkin tipteki hemoglobinler ile yer değiştirir. Hemoglobinlerdeki protein yapıda bozukluklar olursa bu da hemoglobinopati olarak tanımlanır.

Orak hücreli anemi vücudun her bölgesinde görülebilir. Bu hastalarda belirttiğiniz gibi hemoglobin yapısında farklılık gözlenir. Bu tip hemoglobin taşıyan kişilerde bazen aniden hastalık başlar, bazen de uzun bir süreçte gelişen organ hasarı sonucunda tespit edilebilir. Hastalık genetik olsa da, bulaşıcı değildir. Hastalarda S tipi hemoglobin normal hemoglobin ile birlikte olursa taşıyıcı olarak tanımlanır. Eğer çiftlerden biri taşıyıcı olursa ya da her ikisi taşıyıcı olursa çocuklarının orak hücreli anemi hastası olma riski daha yüksektir. Doğumda normal doğan bebekler genellikle 6 aylık olduğunda el ve ayaklarda şişlik ile kızarıklık gibi belirtiler verir. Ancak belirtiler olmazsa daha ileri dönemlerde de hastalığın tanısı konulabilir.

Orak hücreli anemi neden olur

Orak hücreli anemi hastalığında hemoglobindeki beta zincirinde 6. sırada bir nokta mutasyonu bulunur. Bu farklılık nedeniyle aminoasit türü olan glutamin yerine yine aminoasit türü olan valin geçmektedir. Bu basit gibi görünse de, değişim anormal kabul edilen S hemoglobin oluşmasına neden olur.

Orak hücreli anemi testini kimler yaptırmalı
  • Ailesinde orak anemi anemi hastası ya da taşıyıcısı olanlar
  • Yeni evlenecek olan kişiler
  • Doğurganlık çağında olan kişiler
  • Bu hastalığın taşıyıcısı olup olmadığını öğrenmek isteyenler testi yaptırabilir.
Orak hücreli anemi belirtileri

Hastalığın belirtileri doğumdan sonra genellikle 6. aydan itibaren görülmeye başlar. Bu zamana kadar hemoglobin F değeri kanda yüksek çıkar. Bu azaldığında hastalar genellikle el ayak sendromu tablosuyla doktora giderler. Belirtiler aniden başlayan ve uzun süreli etkisiyle komplikasyonlara yol açan etkiler olarak değerlendirilebilir. Ani başlayan bulgular arasında aşağıdakiler sayılabilir.

Ağrılı kriz: Bu orak hücreli anemi hastalığının klasik belirtisidir. Genellikle kemikleri tutan ancak bütün vücudu ve organları da etkileyen şiddetli ağrıyla ortaya çıkar. Hastaların çoğunluğunda yılda 1-2 defa bu kriz etkili olabilir. Kriz sıklığı hastalığın şiddeti hakkında da bilgi verir.

Hematolojik kriz: Hastalarda kronik kan yıkımı gözlenir. Fakat soğuk sıcak, fazla su içmemek, enfeksiyon gibi etkenler tabloya ağır bir hemoliz eklenmesine neden olabilir. Bu durumda hastalarda sararma, kansızlık, idrarın sararması gibi belirtiler oluşabilir. Bazı hematolojik krizlerde aplastik kriz denilen kemik iliğinde kan üretiminin durması ya da azalması sonucunda oluşur. Buna viral enfeksiyonların yol açtığı düşünülmektedir. Megaloblastik kriz tablosunda ise kan yıkımı ve üretimi fazla olduğundan, hastalarda B9, B12 gib i vitaminlerin eksikliği görülür. Bu hasta grubunda orak hücreli anemi yanında vitamin eksikliğinden kaynaklanan anemi de görülür.

Ani akciğer sendromu: Bu tablo hastalarda ciddi akciğer enfeksiyonu, balgam, ateş, solunum sorunu, akciğerde infiltrasyon şeklinde ortaya çıkabilir. Ciddi bir durum olup hastalarda ölüm riski vardır.

Priapizm: Bu ciddi tabloda istemsiz a]]> Anemi https://www.anemi.gen.tr/anemi.html Mon, 03 Dec 2018 00:20:48 +0000 Anemi, halk arasında kansızlık olarak bilinen sağlık sorunu aslında vücutta kanın az olması anlamında değildir. Anemi, kanın içinde bulunan maddelerin azlığından kaynaklanan bir sağlık sorunudur. Kan, alyuvarlar, Anemi, halk arasında kansızlık olarak bilinen sağlık sorunu aslında vücutta kanın az olması anlamında değildir. Anemi, kanın içinde bulunan maddelerin azlığından kaynaklanan bir sağlık sorunudur. Kan, alyuvarlar, akyuvarlar, trombositler ve proteinlerden oluşan bir maddedir. Bunların haricinde kan içinde farklı bir kaç tane daha kimyasal bulunsa da kan temel olarak bu dört bileşenden oluşur. Kemik iliği kırmızı kan hücrelerini üretmekte görevlidir. Yeni üretilen hücreler eski hücrelerle yer değiştirerek yenilenir. Bu yenileme işlemi her zaman devam eder. Kırmızı kan hücrelerinin içinde oldukça önemli olan hemoglobin adlı madde bulunur. Hemoglobin, solunum ile alınan oksijeni kan ile beraber organlara taşır. Anemi, bu noktada oksijenin dokulara ulaşmasında görev yapan hemoglobin sayısının normalden daha az olmasından dolayı ortaya çıkar. Hemoglobin iki şekilde az olabilir. Hemoglobin bulunan kan hücrelerinin yeterli sayıda üretilmemesi ya da üretilen kırmızı kan hücrelerinde yeterli oranda hemoglobin bulunmadığında kansızlık ortaya çıkabilir.

Anemi nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Aneminin vücutta yarattığı ilk etki organlara ve dokulara ihtiyaç duyulan oksijenin taşınamamasıdır. Vücutta organlar işlevlerini eksiksiz yerine getirebilmesi için oksijene ihtiyaç duyar. Bu gibi durumlarda kansızlık başlangıcında vücut durumu telafi edebilmek için kalbe daha fazla yüklenir. Kansızlık yavaş yavaş ilerliyor ya da hafif seyrediyorsa vücutta her hangi bir etki yaratmayabilir. Kansızlık farklı nedenlerden dolayı oluşum gösterebilir. Oluştuğu nedene bağlı olarak da farklı belirtiler yaratır. Fakat kansızlığın genel belirtileri vardır. Bu belirtiler enerji düşüklüğü, halsizlik, baş dönmesi, göz kararması ve nefes darlığı olarak sıralanabilir. Bu belirtilere eşlik eden, kalp çarpıntısı, tat almada bozukluk, kulak çınlaması ve ten renginde solukluk ortaya çıkabilir.

Demir eksikliğine bağlı anemi: Demir eksikliği nedeniyle kansızlık yaşayan kişilerde kağıt, toprak ve buz gibi yenmemesi gereken maddelere karşı duyulan bir iştah söz konusudur. Ağız içinde ağrı, tırnaklarda şekil bozukluğu, dudak çatlaması ve dil ağrısı yaşanabilecek belirtiler arasında yer alır. Demir eksikliğine bağlı gelişen kansızlık için doktor demir takviyesi reçete edebilir. Vücutta demirin aşırı yüksek olması, kusma, mide bulantısı, ishal, baş ağrısı, yorgunluk ve eklem ağrılarına yol açabilir. Bu nedenle doktorun tavsiye etmiş olduğu demir takviyesi dozunda ve önerilen miktarda kullanılmalıdır. Gebelik ve çocukluk dönemlerinde vücutta demir ihtiyacında artış yaşanır. Bununla beraber çok şiddetli geçen adet kanamaları, bağırsak kanaması, çölyak hastalığı ve demir bakımından yetersiz beslenme de kansızlığa yol açabilir.

B12 eksikliğine bağlı gelişen anemi: B12 vitamini eksikliğinde de kansızlık görülebilir. B12 vitamini eksikliğine bağlı gelişen kansızlık nedeniyle, el ve ayaklarda karıncalanma, iğne batma hissi, güçsüzlük, yürüme bozukluğu, sakarlık ve unutkanlık gibi şikayetler oluşabilir. B12 vitamini eksikliği nedeniyle yaşanan kansızlığın tedavisinde B12 vitamini eksikliğinin giderilmesi gerekir. Vücutta B12 vitamini deposu eksilmişse doktor enjeksiyon şeklinde depoyu dolduracaktır. Eğer eksiklik sınırda ise ağız yolu ile kullanılan B12 takviyeleri tavsiye edilebilir. B12 vitamini eksikliği nedeniyle yaşanan kansızlık B12 vitamini eksikliği tedavi edildiğinde kendiliğinde ortadan kaybolur.

Anemi

Kronik kurşun zehirlenmesine bağlı anemi: Kurşun zehirlenmesi hayati risk yaratan ciddi bir zehirlenme türüdür. Zehirlenmeye bağlı olarak yaşanan kansızlık nedeniyle, diş etlerinde renk değişimi, karın ağrısı, kusma ve kabızlık gibi şikayetler yaşanır. Kurşun zehirlenmesi çok sık karşılaşılan bir zehirlenme türü değildir. Daha çok kurşun ile alakalı işlerde çalışan kişilerde görülür. Kurşun zehirlenmesinden şüphelenen kişinin zaman kaybı yaşamadan bir sağlık kuruluşuna]]> Hemolitik Anemi https://www.anemi.gen.tr/hemolitik-anemi.html Mon, 03 Dec 2018 21:02:58 +0000 Hemolitik Anemi; Kırmızı kan hücreleri, vücudun doku ve hücrelerine, oksijen taşımakla sorumlu olan hücrelerdir. Kırmızı kan hücrelerinin normal ömür süresi, ortalama 90 ile 120 gündür. Bundan daha kısa sürede kırmızı k Hemolitik Anemi; Kırmızı kan hücreleri, vücudun doku ve hücrelerine, oksijen taşımakla sorumlu olan hücrelerdir. Kırmızı kan hücrelerinin normal ömür süresi, ortalama 90 ile 120 gündür. Bundan daha kısa sürede kırmızı kan hücrelerinin ölmesi ve yerine yenilerinin üretilememesi halinde, hemolitik anemi meydana gelir. Vücut hücre ve dokuları, fonksiyonlarını sürdürebilmek için, belirli oranda oksijene ihtiyaç duyarlar. Hemolitik anemi durumunda ise, bu yapılar oksijensiz kaldıklarından dolayı, çalışamaz bir hale gelerek ölmeye başlarlar.

Hemolitik anemi ilk aşamada şu belirtilerle kendini gösterebilir;

  • Bİtkinlik, çok çabuk yorulmak
  • Sık sık tekrar eden baş ağrıları
  • Konsantrasyonda ve bir olayı düşünmede zorlanma
  • Sürekli ruh halinin değişmesi

Hemolitik AnemiHemolitik anemi ciddileşmeye başladığı zaman ise şu belirtiler ortaya çıkabilir;

  • Göz akının mavileşmeye başlaması
  • Çok çabuk kırılan tırnaklar
  • Ayağa kalkınca şiddetli baş dönmesi
  • Cildin solgunlaşması ve sararması
  • Nefes alıp vermede güçlük
  • Dilde zor geçen yaralar
  • Sarılık
  • Göğüste sancı şeklinde ağrı
  • Kalp yetmezliği
Hemolitik anemi birçok farklı sebeple ortaya çıkabilir. Bundan dolayı, öncelikle altta yatan sebep tespit edilmelidir. Ayrıca hastalığın şiddeti, yaş durumu ve sağlık durumu da göz önüne alınarak, ciddi bir tedavi süreci başlatılmalıdır. 
]]>
Aplastik Anemi https://www.anemi.gen.tr/aplastik-anemi.html Tue, 04 Dec 2018 06:59:10 +0000 Aplastik anemi, kemik iliğine bağlı gelişen bir hastalıktır. Alyuvarlar, akyuvarlar ve trombositlerin üretiminde görevli olan kemik iliği yeterli miktarda üretim yapmadığı için aplestik anemi hastalığı ortaya çı Aplastik anemi, kemik iliğine bağlı gelişen bir hastalıktır. Alyuvarlar, akyuvarlar ve trombositlerin üretiminde görevli olan kemik iliği yeterli miktarda üretim yapmadığı için aplestik anemi hastalığı ortaya çıkar. Kemik iliği kan hücre üretimini gerçekleştirse bile üretilen hücreler sayı bakımından vücudun gereksinimini karşılayamaz. Aplastik anemi hastalığı, hafif, şiddetli gibi farklı aşamalarda ve türlerde gelişebilir. Hastalık tedavi edilmediğinde ve ilerlediği durumlarda hayati tehlike yaratabilecek türde kanamaların ve enfeksiyonların oluşum göstermesine neden olur.

Aplastik anemi nedenleri

Aplastik anemi kemik iliği tarafından üretilen kan hücrelerinin üretilme sırasında kullanılan kök hücrelerin yıkılması sebebiyle meydana gelir. Kök hücre yıkımı bağışıklık sistemi nedeniyle gerçekleşebilir. Bakteri, virüs ya da vücuda giren her hangi bir yabancı madde ile savaşan bağışıklık sistemi, sağlığını yitirerek sağlıklı kök hücrelerine saldırmaya başlayarak bu hücrelerin sayısını azaltır. Dolayısı ile aplastik anemi bağışıklık sistemi hastalığı olarak tanımlanır. Bazı araştırmalara göre aplastik aneminin kalıtsal bir hastalık olduğu da düşünülmektedir. Kalıtsal olmayan ve sonradan oluşum gösteren aplastik anemi her yaş grubunda görülebilir ve bu aneminin %90 civarında neden kaynakladığı bilinmemektedir. Nedeni belirlenemeyen hastalık idiyopatik yani nedeni bilinmeyen hastalık olarak adlandırılır. Sonradan meydana gelen aplastik aneminin %10'luk kısmı aşağıda sıralanan nedenlerden dolayı oluşabilir;

  • HIV virüsleri
  • Arsenik, benzin gibi kimyasallara maruz kalma
  • Kanser tedavisinde kullanılan radyasyon ve kemoterapi tedavisi
  • Gebelik dönemi
  • Bazı durumlarda vücudun her hangi bir yerinde oluşan ve kemik iliğine kadar ulaşan kanser hastalığı
  • Lupus ve romatoid artrit gibi bağışıklık sistemi hastalıklarında kullanılan ilaç tedavisi aplastik anemiye sonradan neden olabilir.

Aplastik anemi belirtileri

Kırmızı kan hücresi değerinde düşüklük: Kırmızı kan hücresinin seviyesinde yaşanan düşüklük anemi olarak tanımlanır. Bu durumda görülen en yaygın şikayet aşırı yorgunluk hissidir. Beraberinde nefes darlığı, halsizlik, baş dönmesi, el ve ayaklarda üşüme, ciltte solgunluk ve göğüs ağrısı gibi şikayetler de yaşanabilir.

Beyaz kan hücresi değerinde düşüklük: Beyaz kan hücreleri vücutta bakteri ve virüsleri öldürerek enfeksiyonlar ile mücadele etmeyi sağlar. Beyaz kan hücresinde yaşanan düşüklük nedeniyle vücut enfeksiyonlara karşı daha dirençsiz olur.

Trombosit düşüklüğü: Kan pıhtılaşmasını sağlayarak kanamaları durduran trombosit sayısında yaşanan azlık kanın durmasını engeller ya da zorlaştırır. Örneğin adet kanama, burun kanaması gibi kanamaların kendiliğinden belli bir süre sonra durması gerekir. Fakat trombosit düşüklüğünde bu tür kanamalar daha uzun sürerek fazla kan kaybına yol açabilir.

Aplastik anemi teşhisi

Aplastik aneminin tanısı için kanı oluşturan hücrelerin değerlerine bakmak için bazı tetkikler uygulanır. Beraberinde kan hücresi üretimi için olması gereken kök hücreler de kontrol edilir. Kök hücreleri kontrol etmek için kemik iliğinden doku örneği alınarak biyopsi yapılır. Uygulanan testlerde amaç;

Kişide aplastik anemi varlığını tespit etmek, aplastik aneminin nedenini ve şiddetini öğrenmek ve aplastik anemi gibi belirtiler yaratan hastalıkları elemektir.

Aplastik anemi tedavisi

Aplastik anemi tedavisi hastalığın şiddetine göre değişik şekillerde yapılabilir. Hafif seyreden aplastik anemide, rutin doktor kontrolü, ilaç tedavisi ve kan nakli yeterli olabilir. Aplastik anemi ileri derecedeyse kemik iliği nakli ile tedavi edilebilir. Aplastik anemi çok şiddetli seyrediyorsa hayati risk yaratabileceği için hastanın hastane de yatarak tedavi altına alınması gerekebilir.

Aplastik Anemi
Kansızlığın tanısı

Tanı için basit bir kan testi ile hemoglobin değerleri öğrenilebilir. Bazı durumlarda ise belirtileri açıktır. Örneğin gebelik döneminde demir eksikliği olması açık bir tanıdır. Eğer aşırı kansızlık dikkate alınmaz ise ciddi hastalıklara neden olabilir. Bu hastalıkların en önemlileri lösemi, kanser, HIV ve lenfomadır.

Kansızlığın tedavisi

Cerrahi açıdan B12 enjeksiyonu, demir eksikliği giderici ilaçlar ve bazı müdahaleler yapılarak kansızlık giderilebilir. Hastanın da cerrahi müdahaleler dışında alabileceği önlemler vardır. Hastalar, özellikle ıspanak, balık, kırmızı et gibi içinde demir bulunan yiyecekleri tercih etmelidirler. Demir alımından sonra içinde C vitamini bulunan meyveler tüketmek de yararlı olacaktır. Demir alımının fazlası da vücuda zarar verir. Bu nedenle doktor kontrolünde kullanılması tavsiye edilir.
]]>
Akdeniz Anemisi https://www.anemi.gen.tr/akdeniz-anemisi.html Wed, 05 Dec 2018 01:05:30 +0000 Akdeniz anemisi, talasemi olarak da bilinen kalıtsal geçişli bir kan hastalığıdır. Kanda hemoglobin oranı Akdeniz anemisi olanlarda normalde olması gerekenden çok daha az olur. Hemoglobin, kırmızı kan hücrelerinin oksijen ta Akdeniz anemisi, talasemi olarak da bilinen kalıtsal geçişli bir kan hastalığıdır. Kanda hemoglobin oranı Akdeniz anemisi olanlarda normalde olması gerekenden çok daha az olur. Hemoglobin, kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşımasını sağlar. Bir tür molekül olan hemoglobin beta ve alfa adlı iki proteinden meydana gelir. Vücutta beta ve alfa adlı proteinler gerektiği kadar üretilemezse kırmızı kan hücreleri sağlıklı oluşmaz ve yeterince oksijen taşıyamaz. Yaşanan oksijen eksikliği yorgunluk başta olmak üzere birçok sıkıntıya yol açar. Sonuç olarak ise çocukluk çağında başlayıp yaşam boyunca devamlılığını sürdüren Akdeniz anemisi hastalığı meydana gelir. Anne ya da babanın ya da her ikisinin taşıyıcı olması nedeniyle doğacak çocuklarında %25 civarında Akdeniz anemisi görülebilir. Aldeniz anemisi minör Akdeniz anemisi, majör Akdeniz anemisi ve intermedia Akdeniz anemisi olmak üzere üç çeşitte gelişebilir.

Minör Akdeniz Anemisi: Üç tür Akdeniz anemisi arasında en sık rastlanılan türdür. Hastalığın belirtileri çok belirgin değildir. Hastalar genelde evlenene kadar hastalıktan habersizdir. Evlilik öncesi yapılan tetkiklerde hastaların taşıyıcı olduğu anlaşılır. Afrika, Hindistan, Orta Doğu, Çin ve Akdeniz bölgelerinde yaygın görülen bir tiptir.

Majör Akdeniz Anemisi: Türkiye'de en sık rastlanılan Akdeniz anemisi türüdür. Hem anne hem de baba taşıyıcıdır. Taşıyıcı olan anne ve babaların bebekleri doğduğu andan itibaren hastalığın belirtileri görülebilir. Belirtiler her geçen gün artarak devam eder. Majör Akdeniz anemisi mutlaka tedavi edilmesi gereken önemli bir hastalıktır. Tedavisi uzun ve yüksek maliyetlidir. Hastalara düzenli aralıklarla kan nakli yapılması gerekir. Aksi durumlarda yıllar içinde ölüm riski artabilir. 

İntermedia Akdeniz Anemisi: Aneminin bu türünde kan nakline ihtiyaç duyulmaz. Hastalık semptomları çocuk iki yaşına ulaştığında görülmeye başlar. Majör anemiye göre daha hafif olsa da hem takibin hem de tedavinin düzenli yapılması gerekir. 

Akdeniz Anemisi Belirtileri

Kalıtsal bir hastalık olan Akdeniz anemisinde belirtiler hastalığın başlangıcında görülebilir. Özellikle demir bakımından zayıf beslenen bebeklerde kan miktarında ciddi azalma görülebilir. Diğer belirtiler ise şu şekilde sıralanabilir;

Yorgunluk: Kanda hemoglobin düzeyinde yaşanan düşme ve kırmızı kan hücrelerinin yetersiz olması vücutta oksijen akışını olumsuz etkiler. Hücreler yeterince oksijen alamadığı için herhangi bir aktivite olmaksızın yorgunluk yaşanabilir.

Dalak büyümesi: Dalak kırmızı kan hücrelerinin üremesinde görevli olan bir organdır. Aynı zamanda vücudun enfeksiyonlara karşı savaşmasına da yardımcı olur. Yaşlanmış kan hücrelerinin vücuttan atılmasına yardım eder. Akdeniz anemisi durumunda dalak normalden çok daha fazla çalışır ve zamanla büyüme olur. Büyüyen dalak normalden daha fazla kan hücresinin parçalanarak dışarı atılmasına sebep olur. Dalak fazla büyüyüp verdiği zararlar artarsa dalağın alınması gerekebilir.

Büyümede yavaşlama: Akdeniz anemisi olan çocuklar normal çocuklara oranla daha yavaş büyüyebilir. Akdeniz anemisi teşhisi ergenlik çağında koyulmuşsa bu çocuklar normal çocuklara göre daha geç gelişir.

Kalp sorunları: Akdeniz anemisi şiddetli gelişiyorsa kalp yetmezliği gibi çeşitli kalp sorunları görülebilir.

Kemik deformiteleri: Akdeniz anemisi sebebiyle kemik iliğinde genişleme görülebilir. Bu durum kemikleirn genişlemesine yol açabilir. Özellikle kafa ve yüz kemiklerinde görülen genişleme sebebiyle kemikler daha kırılgan hale gelebilir. Akdeniz anemisinin diğer belirtileri;
  • Zayıflık
  • Cilde solgunluk
  • Sarılık
  • Nefes darlığı
  • Gerginlik
  • İdrar renginde koyuluk
  • Karın bölgesinde çıkıntı olarak sıralanabilir.
]]> Gebelikte Anemi https://www.anemi.gen.tr/gebelikte-anemi.html Wed, 05 Dec 2018 20:38:22 +0000 Gebelikte Anemi, Anemi (kansızlık) her yaş grubunda görülen bir hastalıktır. Bu hastalığın olma nedeni kimi zaman düzensiz ve dengesiz beslenmeden olur. Bazen vitamin eksikliğinden kaynaklanır. Özellikle B-12 ve D vitamini eksik Gebelikte Anemi, Anemi (kansızlık) her yaş grubunda görülen bir hastalıktır. Bu hastalığın olma nedeni kimi zaman düzensiz ve dengesiz beslenmeden olur. Bazen vitamin eksikliğinden kaynaklanır. Özellikle B-12 ve D vitamini eksikliğinden olur. Bazen ise kırmızı kan hücrelerini eksik olmasından olur. Anemi kişi için başlı başına bir sorundur. Anemi yanı sıra başda dönme, yorgunluk, üşüme ve ağız yaralarına da neden olur. Kansızlık oldukça dikkate alınması gereken bir hastalıktır. Eğer bu hastalık dikkate alınmaz ise daha ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Kan aneminiz yada belirtileri var ise hemen bir doktora baş vurup tedaviye başlamanız gerekir. 
Kansızlık çoğunlukla yaşı ilerlemiş kişilerde, hamilelerde ve çocuklarda görülür. Hamilelerin diğer kişilere göre kansız kalması daha kolaydır. Gelin beraber bir şekilde hamileler neden kansız kalır onu öğrenelim.

Gebelikte kansızlık nedenleri,

Gebelikte anemi hemen hemen her kadın da olur. Çoğu zaman hamileler de kansızlık kendini belli etmez. Genelde kansızlık yapılan testler ile anlaşılır. Bunun nedeni en başta kanın ikiye bölünmesidir. Yani anne karnında bebek besin ihtiyacını annenin kanından giderir. Bu durumda kansızlık meydana gelmeye başlar. D vitamini eksikliğindende anemi başlangıcı görülür. Hamile bir kadın iki canlıdır, bazı hamileler aşırı mide bulantısından dolayı doğru düzgün beslenemez. Bebek anneden kendine yeteri kadar besin alırken anne dışarıdan besin alamadığı için vitamin eksikliği başlar. Bu da annede ciddi bir kansızlığa yol açar. Bunun için gebelikte doğru beslenmek şarttır. Yoksa birçok riski de beraberinde getirir. Erken doğum, düşük doğum ve doğum sonrası annede enfeksiyon riskini artırır, D vitamini eksikliği.
D vitamini vücudumuz için gereklidir. Özellikle gebe kadınlar için daha da önemlidir. Hamile bir kadın D vitaminine dikkat etmelidir yoksa anemi olabilir. Bunun için yapması gereken doğru ve düzenli beslenmesidir. Bir de gebeliğin üçüncü ayında ister anemi olsun, ister olmasın mutlaka D vitamini takviyesi yapılır. Bu ağız yolu ile alınan hap yada şurup şeklinde olur. Gebe bir kadın kesinlikle bu ilaçları kullanmalıdır.

Gebelikte Anemi
Gebelikte anemiye hangi besin iyi gelir

Kara üzüm:  Günde bir avuç çekirdekleri ile beraber yenir ise kansızlığa iyi gelir.

Mercimek:  Mercimek haşlanıp yenildiği zaman günlük kan ihtiyacının yaklaşık yüzde yirmisini karşılar.

Ispanak: Her mevsim rahat bir şekilde bulunur. Ispanağın içinde bolca mineral ve vitamin vardır. Bu içerdiği vitaminler sayesinde gebelikte oluşan kansızlığı önlemektedir.

Pekmez:  Özellikle üzüm pekmezinin kan yapma özelliği vardır, kansızlığa çok iyi gelir.
]]> Bebeklerde Anemi https://www.anemi.gen.tr/bebeklerde-anemi.html Thu, 06 Dec 2018 14:53:48 +0000 Bebeklerde Anemi, tıp dilinde kansızlıkta denilen anemi, kan dolaşımında yer alan alyuvarların sayısı veya alyuvarlarda ki hemoglobin miktarının azalması ile ortaya çıkmaktadır. Aneminin bebeklerde ve çocuklarda çok sayıda Bebeklerde Anemi, tıp dilinde kansızlıkta denilen anemi, kan dolaşımında yer alan alyuvarların sayısı veya alyuvarlarda ki hemoglobin miktarının azalması ile ortaya çıkmaktadır. Aneminin bebeklerde ve çocuklarda çok sayıda nedeni bulunmaktadır ama en sık demir eksikliği anemisine rastlanmaktadır. Çocuklarda kanında demir değişik nedenler ile azalabilir. En sık neden yiyecekler ile beraber yeteri kadar demir alınmamasıdır. Ayrıca tek tip beslenen çocuklarda, 3 yaş altında ki çocuklarda aşırı süt ve meyve suyu tüketilmesinde de demir eksikliği ortaya çıkmaktadır. Sadece anne sütü ile beslenen bebeklerin  annede anemi var ise bebekte de 4–6 ay içerisinde demir eksikliği anemisi ortaya çıkacaktır. 1 yaşın altındaki bebeklerin anne sütünden kesildikten sonra yeteri kadar demir içeren gıda alamaması durumunda da anemi ortaya çıkması söz konusudur. Başlangıçta demir eksikliği belirti vermeyen bir hastalıktır. Daha sonra hafif solukluk, el ve ayaklarda soğukluk, iştahsızlık, yorgunluk ile kendini gösterir. Demir eksikliğinde, çocukların vücut direnci de düştüğü için daha sık enfeksiyon geçirmeye başlayabilirler. Her hastalıkta vücutta bulunan demir biraz daha düşebilir. İlginç bir şekilde demir eksikliğinde demir içeren kırmızı et gibi gıdalara karşı aşırı bir isteksizlik bulunmaktadır. Demir eksikliği ağırlaştıkça çarpıntı, sık nefes alma, ağız ve dilde yanma, karın ağrıları, huzursuzluk, uyku bozuklukları ve uzun dönemde ise beyne yeterli oksijen alamaması sebebi ile okul başarısında azalma ve öğrenme bozuklukları görülebilmektedir.

Bebeklerde Anemi
Bebeklerde Anemi: Anemiyi önlemek amacı ile bebeklere ilk 6 ay sadece anne sütü verilmelidir. Fakat bunu yaparken emziren annenin de anemi yaşanması önlenmelidir. Bebeğin 6 aydan sonra da, demir içeren mamalar ve demir içeriği zengin ek gıdalar ile beslenmesi sağlanmalıdır. Çocuk büyüdükçe yaşına uyan beslenme şekli olarak bakliyat, yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı et, sakatat tüketilmesi önerilir. Ayrıca C vitamini de demir emilimini arttırdığı için turunçgiller, yeşil yapraklı sebzeler, domates de sık sık tüketilmesi gereken gıdalar arasındadır. Sağlam çocuklarda 6-9 aylıkken mutlaka kansızlık yönünden rutin tam kan sayımı testi yapılmalıdır. Gerekli durumda, daha ayrıntılı araştırma yapmak amacı ile serum demir, demir bağlama kapasitesi ve ferritin de (depo demirini gösterir) istene bilmektedir. Demir eksikliği anemisi teşhisi konduğu zaman demir içeren damla, şurup veya tabletler ile tedavi yapılabilinir. 
]]>
Akdeniz Anemisi Testi https://www.anemi.gen.tr/akdeniz-anemisi-testi.html Thu, 06 Dec 2018 15:13:59 +0000 Akdeniz Anemisi Testi, talasemi olarak da adlandırılan akdeniz anemisi genetik olan bir kan hastalığıdır. Akdeniz  anemisi iki şekilde olmaktadır. Birincisi akdeniz anemisinin kendisi ikicisi ise akdeniz anemisi taşıyıcılığıdı Akdeniz Anemisi Testi, talasemi olarak da adlandırılan akdeniz anemisi genetik olan bir kan hastalığıdır. Akdeniz  anemisi iki şekilde olmaktadır. Birincisi akdeniz anemisinin kendisi ikicisi ise akdeniz anemisi taşıyıcılığıdır. Anemi kandaki alyuvarların yapısında bulunan hemoglobin molekül yapısındaki kusurdan kaynaklanan bir kan hastalığıdır. Akdeniz anemisi hastası ya da taşıyıcısı olup olmadını anlamak için akdeniz anemisi testi yapılır. Bu test genellikle evlenmeden önce çiftlere  uygulanır. Kan testi yapılarak hastalık varsa kolayca ortaya çıkar.

Akdeniz Anemisi Taşıyıcılığı (Talasemi Minör)

Akdeniz anemisi taşıyıcılığında tek belirti hastada bulunan kansızlık ve buna bağlı olarak ortaya çıkan halsizliktir. Çoğu hasta akdeniz anemisi taşıyıcı olduğunu evlilik öncesi yapılan kan testleri sonucu öğrenmektedir. Bu hastalıkta en çok görülen tür ise demir eksikliği anemisidir. Bunda da vücudun demir oranı azalmıştır. Bu hastalığın teşhisi hemoglobin elektroforezi testi ile konulur. Akdeniz anemisi testinde en önemli ölçüt HbA2 (kandaki oksijeni taşımaya yarayan hemoglobin oranı) normalde %3,4 olması gerekirken bu hastalarda %7'ye kadar yükselmektedir. Talesemi minör hastalığı kişiye hiç bir rahatsızlık vermezken asıl önemi evlilik sırasında ortaya çıkmaktadır. Evlenecek olan çiftin ikisinde de taşıyıcılık söz konusu ise olacak olan çocuğun talasemi majör yani bu hastalığın ağır şekilde olma olasılığı %25 olmaktadır. Ama çiftlerden sadece birinde taşıyıcılık söz konusu ise çocuğun taşıyıcı olma olasılığı %50'dir yani talasemi majör olma olasılığı yoktur.

Akdeniz Anemisi Testi
Talasemi Majör (Cooley Anemisi)

Normalde sağlıklı bir insanda iki beta iki alfadan oluşan hemoglobin moleküllerinin aksine cooley hastası olan bir hastada beta birimleri düzgün şekilde oluşmazlar. Sorunsuz oluşan alfa birimleri beta birimleri olmadan hücre içerisinde çöker ve alyuvarların yaklaşık olarak %90'ı olgunlaşmadan ilik içerisinde ölür. Bu olaya etkisiz kan üretimi adı verilir. Çocuklar da 6 aylıkken olmaya başlayan ağır kansızlık olur bunun sonucu olarak da kalp yetmezliği ortaya çıkmaktadır. Kalp yetmezliği olmaması için sık sık ve düzenli olarak kan nakli yapılması gerekmektedir. Eğer kan nakli yapılmazsa hasta 1-2 yıl içinde ölür. Talasemi majörde düzenli olarak kan nakli yapıldığı halde hasta ağırlaşıyorsa hastanın dalağı alınarak yaşam süresi uzatılabilir.
]]>
Demir Eksikliği Anemisi https://www.anemi.gen.tr/demir-eksikligi-anemisi.html Fri, 07 Dec 2018 09:49:37 +0000 Demir Eksikliği Anemisi, Anemi hastalığı kandaki hemoglobin değerinin yaş ve cinsiyet oranının altında olması rahatsızlığıdır. Anemi tek başına bir hastalık grubunu nedeni olmasına rağmen  diğer birçok hastalıklardan k Demir Eksikliği Anemisi, Anemi hastalığı kandaki hemoglobin değerinin yaş ve cinsiyet oranının altında olması rahatsızlığıdır. Anemi tek başına bir hastalık grubunu nedeni olmasına rağmen  diğer birçok hastalıklardan kaynaklı klinik nedenlerden birini oluşturabilir. Hemoglobinin vücut üzerindeki fonksiyonu akciğerlerden vücudun diğer organlarına gerekli olan oksijen taşımaktır. Anemi rahatsızlığında kanın oksijen taşıma miktarı azaldığından, organlara taşınan oksijen azaldığından kaynaklı olarak hipoksisi gelişir. Hipoksinin gelişmesi sonucu organ fonksiyonlarında bozulma olur. bu sebeple anemi belirtileri pek çok sistem üzerinde meydana çıkar; çoğunlukla kalp, sinir ve kas sistemi belirtileri görülür. Demir eksikliği anemisinde ise çeşitli etmenlere bağlı olarak vücut üzerindeki demir miktarı oranı normal değerlerin altında olmasından kaynaklıdır. Demir eksikliğinde demir deposu üzerindeki kan yapımı yetersiz olduğundan kaynaklı anemi gelişir.

Vücutsal yetişkinliğini tamamlayan normal bir insan vücudunda ortalama 4 gram demir bulunur. Vücut da bulunan demirin en önemli bölümü hemoglobinin yapısında bulunmaktadır. ekonomik ve yöresel koşullar nedeniyle  ortalama 10mg/gün demir yer almaktadır. Diyet durumunda demirin yaklaşık yüzde 10–15 'i emilmektedir. Demir depolanması kan yapım hızı nedeniyle emilen miktar 4–5 kat arttığı uzmanlarca gözlemlenmiştir. Vücuttaki demir miktarının azalması halinde ince bağırsa üzerinde demir emilim miktarında ciddi azalmalar görülür. C vitamini yapılan bilimsel açıklar ışığında emilimi arttırdığı araştırmalar neticesinde kanıtlanmıştır. Kahve ve çay gibi etmenler demir emilimini azalttığı kanıtlanmıştır. 

Demir Eksikliği AnemisiDemir Eksikliği Anemisi Görülme Sıklığı ve Belirtileri

Demir eksikliği anemisi yapılan araştırmalar ışığında dünyada en fazla görülen anemi türüdür. Dünyada üzerinde  yüzde 10–30, Türkiye de ise  yüzde 15–40 oranında demir eksikliği anemisi görüldüğü bilinmektedir. Demir eksikliği nedeniyle diyette yeterli demirin bulunmamasından kaynaklı olarak diyette yeterli miktarda demir olması, emilimdeki kusur, çocuklar ve gebelik dönemlerinde ihtiyacın arattığı halde ve mide bağırsak sistemi bozukluğundan kaynaklı olarak demir eksikliği görülmektedir. Uzmanların yapmış olduğu klinik araştırmalar sonucunda yavaş yaşan gelişen demir eksikliği bulguları silik görünümlü olup, klinik belirtileri yavaşça gelişmektedir. Demir eksikliği anemisinde hasta üzerinde iştahsızlık, inatçı, halsizlik, kol ve bacak uyuşmaları, baş ağrısı, çarpıntı hissi, nefes darlığı, ağız ve dil bölgesinde yanma hissi, dudaklarda ufak çatlaklar ile yemek yerken yutkunma sorun gibi belirtiler görülmektedir. 

Çocuklarda Demir Eksikliği Anemisi Eksikliği Sonuçları

Çocuklarda demir eksikliği anemisi ciddi sıkıntı verici rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden olur. Demir eksikliği anemisinde çocuk üzerinde zihinsel olarak gelişme yavaşa olmakta, büyüme yavaş, uykuya eğilim, huzursuzluk, davranış ve öğrenim bozuklukları, enfeksiyon ve mikroplara karşı direnç göstermeme, hareketler üzerinde çabuk yorulma, kalp çarpıntısı, rahat nefes alınmama gibi sorunlar çocuklar üzerinde demir eksikliğinden kaynaklı anemi rahatsızlığında gözlemlenen rahatsızlıklardır. Bu rahatsızlık belirtileri gözlemlenen hasta konuyu uzman hekime bildirerek, doktorun bildirdi ilaç tedavisi ve serumsal takviyeleri harfiyen yerine getirdiği takdirde bu rahatsızlıktan kurtulur. İlaç tedavisine rağmen sıkıntılar devam ettiği takdir de konunun uzman doktorlara bildirilmesi gerekmektedir. 

]]>
Anemi Çeşitleri https://www.anemi.gen.tr/anemi-cesitleri.html Fri, 07 Dec 2018 17:04:25 +0000 Anemi çeşitleri, halk arasında kansızlık olarak bilinen anemi hastalığı farklı nedenlerden dolayı ortaya çıkabilen bir sağlık sorunudur. Aneminin nedeni ne olursa olsun yaşanan belirtiler genellikle aynıdır. Ancak Anemi çeşitleri, halk arasında kansızlık olarak bilinen anemi hastalığı farklı nedenlerden dolayı ortaya çıkabilen bir sağlık sorunudur. Aneminin nedeni ne olursa olsun yaşanan belirtiler genellikle aynıdır. Ancak aneminin şiddetine göre belirtilerin de şiddeti değişebilir. Güçsüzlük, zayıflık, yorgunluk, çabuk yorulma, baş dönmesi, halsizlik, solgunluk, kulak çınlaması ve baş ağrıları anemi nedeniyle yaşanan standart belirtiler arasındadır. Kansızlık ilerlediğinde nefes darlığı, nabız artması, nabız zayıflaması ve koma gibi daha ciddi şikayetler ortaya çıkabilir. Anemi oluşma nedenine göre 3 farklı türde incelenir. Birincisi, kan yapımının azalmasına bağlı yaşanan anemi, ikincisi kan kaybına bağlı gelişen anemi, üçüncüsü ise alyuvarlarda yaşanan yıkım nedeniyle oluşan anemidir.

Anemi çeşitleri

Kan yapımının azalmasına bağlı gelişen anemiler: Kan yapımına bağlı gelişen anemiler arasında en sık rastlanılan tür demir eksikliğine bağlı gelişen kansızlıktır. Kadınlarda gebelik, adet dönemleri ve emzirme döneminde vücudun ihtiyaç duyduğu demir oranı birkaç kat fazla olur. Bu nedenle bu dönemlerde demir eksikliğine bağlı gelişen anemiye sık rastlanır. Aynı şekilde çocukluk döneminde de yine vücut daha çok demire ihtiyaç duyar. Demir eksikliği tedavisi için demir içerikli tabletler ya da şuruplar kullanılarak anemi sorunu tedavi edilebilir.

Megaloblastik anemiler: Troid bezi yetersizliği, karaciğer hastalıkları ve tüberküloz gibi hastalıklarda megaloblastik anemiye sık rastlanır. Bu tür anemi B12 vitamini ve folik asit eksikliğinden kaynaklanır. Alyuvarlar olması gerekenden daha büyüktür ve oluş hızları daha düşüktür. Megaloblastik anemilerde erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir. Halsizlik, çabuk yorulma, ellerde uyuşma, dilde ağrı ve yanma, nefes darlığı gibi şikayetler teşhis için önemlidir. Zamanında müdahale edilerek tedavisi yapılmazsa sinir sistemi ile alakalı bozukluklara yol açabilir. Tedavi için B12 ve folik asit takviyesi reçete edilir.

Kronik enfeksiyon anemisi: Kemik iliği yetersizliği nedeniyle oluşum gösteren anemi türüdür. Kronik enfeksiyonlar, verem, lösemi, kullanılan bazı ilaçlar ve zehirli maddeler bu tür anemiye yol açabilir. Bu anemide amaç anemiye yol açan hastalığı tedavi etmektir.

Anemi ÇeşitleriAkdeniz anemisi: Talasemi olarak da bilinen hastalık kalıtımsal alyuvar bozukluğu olarak tanımlanabilir. İtalyan ve Yunanlılarda görülme olasılığı yüksektir. Hemoglobin üretiminin gerçekleşmemesinden kaynaklanır. Başlangıç aşamasında demir eksikliğine bağlı gelişen anemiye benzer. Hastalık ilerledikçe kansızlıkla beraber sarılık da görülür. Beraberinde böbrek ve dalakta büyüme yaşanabilir. Tedavi şekli kan naklidir.

Orak hücreli anemiler: Yine kalıtımsal bir kan hastalığıdır. Alyuvarda bulunan hemoglobinin yapısı normalden farklı olur. Alyuvarlar bu farklılık yüzünde yarım ay şeklini alır. Alyuvarların canlı kalma süresi oldukça kısadır ve hastada ciddi anlamda kansızlık olur. Daha çok siyah ırkta görülür. Bazı hastalarda belirtilerini göstermeyerek hastalık genlerde kalabilir. Bu durumda kişi taşıyıcıdır. Taşıyıcı eğer kadınsa ve evlendiğinde dünyaya gelecek çocuklarında çok şiddetli orak hücreli anemi hastalığı gelişebilir. Kan tranfüzyonları ile hastanın yaşam kalitesi arttırılmaya çalışılır.

Aplastik anemi: Kemik iliğinde üretimi yapılan alyuvarların üretilmemesine bağlı gelişen anemi çeşididir. Benzin ve arsenik gibi zararlı maddeleri soluma, radyasyona maruz kalma gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Alyuvar ve tronbositler de azalma yaşanır. Bir diğer türü de polisitemilidir. Polisitemili de kan miktarı normalden 2 kat daha fazla olur. Hastanın teni kırmızıdır ve dalak büyümesi, kan basıncında artış yaşayabilir. Yaşanan şikayetler vücutta çoğalan kanın normal hızda akmamasından kaynaklanır. Kan damarlarda aniden pıh]]> Kansızlığa İyi Gelen Besinler https://www.anemi.gen.tr/kansizliga-iyi-gelen-besinler.html Sat, 08 Dec 2018 00:01:23 +0000 Kansızlığa iyi gelen gıdalar, kansızlığın sebeplerine bağlı olarak değişmektedir. Fakat en çokta demir eksikliği yüzünden kaynaklanmaktadır. Çünkü kırmızı kan gözesini demir destekler, kırmızı kan hücresi az olur Kansızlığa iyi gelen gıdalar, kansızlığın sebeplerine bağlı olarak değişmektedir. Fakat en çokta demir eksikliği yüzünden kaynaklanmaktadır. Çünkü kırmızı kan gözesini demir destekler, kırmızı kan hücresi az olursa demir ile takviye yaparak çoğaltılmasına yardımcı olunur.

Kuzu Ciğeri: Ciğerin kan yapıcı özelliği vardır. Demir açısından oldukça zengin bir besindir. Günlük yüz gram ciğer tüketilirse demir ihtiyacının çoğunu karşılar. İçerisinde bol miktarda B12 vitamini bulunmaktadır. A vitamini açısından da zengindir ve çinko ve bakır mineralleri içermektedir. Ayrıca kolesterol açısından da çok zengindir bu nedenle dikkatli tüketilmelidir.

Uskumru Balığı: Bu balıkta B12 vitamini bulunmaktadır. Günlük olarak yüz gram tüketilirse B12 vitaminini karşılamaktadır. Bunun yanında ton balığını ve sardalyeyi da tüketebilirsiniz. Bu balıklarda kansızlığa iyi gelmektedir.

Kırmızı Et: Kansızlığa iyi gelen yiyeceklerin başındadır. Vücuttaki kan oranının artmasına yardımcı olmaktadırlar. Protein içinde zengin bir gıdadır. Hafta içerisinde üç kez tüketmek aylık demir ihtiyacını karşılamaktadır.

Sığır Eti: B12 ve E vitamini açısından zengindir. Günlük demir gereksinimini karşılar.

Kuzu Eti: İçerisinde B12 vitamini vardır. Protein bakımından zengindir.

Beyaz Peynir: Günlük olarak yüz gram tüketilirse vücudun gereksinimi olan B12 vitaminini karşılar. Beyaz peynir içerisinde B12 vitamini vardır ve demir vitaminini de içermektedirler.  

Yumurta: Günlük olarak bir adet yumurta tüketilmelidir. Vücudun hem demir gereksinimini hem de B12 vitamininin birazını karşılamaktadır. Tabi yumurtanın bir de olumsuz tarafı vardır. İçerisinde doymuş yağ barındırır. Aynı zamanda kolesterol açısından da zengindir.

Kansızlığa İyi Gelen BesinlerBrokoli: Bu sebzenin içerisinde birçok vitamin barındırır. Bu vitaminler A, C, K ve B6 vitaminleridir. Ayrıca fosfor ve selenyum açısından da zengindir. Vücudun demir gereksinimin karşılar.

Tavuk: İçerisindeki kolesterol oranı, kırmızı ete oranla daha azdır. Günlük olarak az tüketildiğinde demir ve B12 vitaminini karşılamaktadır. Beyaz et olan tavuk içerisinde fosfor, selenyum ve protein de vardır. Tüketildiği takdirde vücudun ihtiyacını karşılar.

Hindi: Günlük olarak yüz gram hindinin göğüs bölümünü tüketirseniz demir ihtiyacını karşılamaktadır. Selenyum, protein ve fosfor açısından da zengindir.

Ispanak: Günlük demir ihtiyacının bir kısmını ıspanak ile karşılayabilirsiniz. Kalsiyum, bakır, çinko açısından zengin mineral kaynağıdır. C vitamini, A vitamini açısından da zengin bir besindir. Çiğ olarak tüketmek önemlidir.

Portakal: Gün içerisinde bir adet portakal tüketmek vücudun demir gereksinimini karşılamaktadır. İçerisinde bol C vitaminini barındırır ve vücudun direnç sisteminini arttırır.

Muz: Gün içerisinde bir adet muz tüketmek vücudun demir ihtiyacına iyi gelmektedir. C vitamini ve B6 vitamini açısından zengin bir besindir. Manganez açısından da zengindir.

Kuru Üzüm: Gün içerisinde bir avuç kuru üzüm tüketmek kansızlığa iyi gelir. Vücudun demir ihtiyacını karşılar. Özellikle de çekirdeği ile tüketmek çok yararlı bir kuru yemiştir.

Pekmez: Kansızlığa iyi gelmektedir. Fakat tek başına bir yardımı dokunmaz ek takviye olarak tüketilir.

Bunların yanında da şu besinlerde kansızlığa iyi gelmektedir: enginar, fasulye, nohut, mercimek, domates, maydonoz, çilek, zeytin, kekik, dere otu, susam, yağsız yoğurt.

]]>
Çoçuklarda Kansızlığa Ne İyi Gelir https://www.anemi.gen.tr/cocuklarda-kansizliga-ne-iyi-gelir.html Sat, 08 Dec 2018 13:55:54 +0000 Çocuklarda kansızlığa ne iyi gelir, Kansızlık hastalığına sağlık sektörün de kullanılan ismi ile  anemi hastalığı da denilmektedir. Çok önemli bir sağlık problemi olan kansızlık hastalığı kanda bulunan kırmız Çocuklarda kansızlığa ne iyi gelir, Kansızlık hastalığına sağlık sektörün de kullanılan ismi ile  anemi hastalığı da denilmektedir. Çok önemli bir sağlık problemi olan kansızlık hastalığı kanda bulunan kırmızı hücre sayısının olması gereken miktarın altına inmesi sorunudur. Çocuklarda görülen, hafife aldığımız bazı basit problemler kansızlık hastalığı belirtisi olabilir. Ülkemizde kansızlık problemi büyük bir sorun haline gelmiş olup neredeyse çocukların %30 da kansızlık sorunu görülmektedir. 

Kansızlığa iyi gelen besinler,

Başta B12 vitamini olmak üzere demir vitamini almak kırmızı kan miktarını arttırıp kansızlığı önleyecektir. Kansızlık sorunu olan özellikle de çocuk vücudunun ihtiyaç duyduğu besinler de kan yapıcı gıdalar ve içecekler mevcuttur. Düzenli ve dengeli beslenmek demir ve B12 vitamini olan gıdalar tüketmek kan seviyesini normal hali getirecektir. Özellikle de bu sorunun üstesinden ilaç veya herhangi bir şeye ihtiyaç duymadan doğal yollarla halletmek Her anne ve babanın çocukları için isteğidir. Ancak kansızlık seviyesi Demir veya B12 vitaminleri ile telafi edilemeyecek kadar ileri boyutta ise mutlaka doktor kontrolünde ilaç tedavisi görme ihtiyacı duyulabilir. Bu durumu gelinmeden doğal gıdalar yolu ile halletmeniz en güzel çözümdür bunun için tüketmemiz gereken kan yapıcı gıdalardır.  

Çocuklarda kansızlığa iyi gelen gıda maddeleri,
  • Balık eti; Balıklarda normalin üzerinde B12 vitamini bulunduğu için bu gıdalar tüketmeniz Kansızlık için oldukça faydalı olacaktır özellikle uskumru sardalye ton balığı ve somon balığında oldukça fazladır.
  • Küçük baş hayvan eti; Başta Kuzu ciğeri olmak üzere koyun eti Yüksek derecede Demir ve B12 vitamin ne sahiptir. Çocuklar için özellikle de kansızlık problemi var ise mutlaka haftada bir de olsa küçükbaş hayvanlardan elde edilen özellikle dalak olmak üzere et yediriniz. Ayrıca 100 gram kuzu eti B12 vitamini ihtiyacının günlük %39 unu karşılayıp  %9 da demir eksikliğini önler.
  • Büyük baş sığır eti; Sığır etinin 100 gramı günlük demir ihtiyacının %12 sini karşılar. Içerisinde bulunan çinko ve Selenyum bakımından da oldukça zengin olan sığır eti Ayrıca B6 tiamin, E vitamini, potasyum, riboflavin, kalsiyum, fosfor ve magnezyum da içermektedir. 
  • Peynir ve çeşitleri; Katkı maddesi bulunmayan doğal yollardan elde edilmiş 100 gr peynir günlük B12 vitamininin %27 ini karşılar. Ayrıca içerisinde demir vitamini de bulunan peynir çocuklarda kansızlığa iyi gelir. 
  • Yumurta; Günlük bir tane haşlanmış yumurtayı kansızlık problemi olan çocuğunuza yedirmeyiz ihmal etmeyiniz çünkü 1 adet yumurtanın içerisinde %10  B12 vitamini ve % 5 oranında demir vitamini bulunmaktadır. Protein bakımından da oldukça zengin olan yumurta çocuklarda kansızlık önleyici bir gıda maddesidir.
  • Çoçuklarda Kansızlığa Ne İyi GelirTavuk eti; Kolesterol seviyesi kırmızı ete oranla daha az olan tavuk eti çocuklar için çok faydalıdır. Bir tabak tavuk etinin içerisinde % 3 demir vitamini  % 2 de B12 vitamini bulunmaktadır. Çocuklar için de bu gıda günlük ihtiyacınız %8 ine tekabül eder.
  • Brokoli; Faydaları saymakla bitmeyen brokoli içerisinde Selenyum fosfor Amin magnezyum kalsiyum c k mineralleri bulunmaktadır Ayrıca bir porsiyon brokoli yemeği içerisinde günlük Demir ihtiyacının % 5’ini karşılar.
  • Ispanak; Bir tabak ıspanak yemeği içerisinde, çocukların vücut yapısına oranla günlük demir ihtiyacının %17 sini karşılayıp içerisinde bulunan çinko kalsiyum potasyum magnezyum ve bakır mineralleri sayesinde çocuğunuzun hem kansızlık problemin hemde gelişimine faydası oldukçu fazladır.
Çocuklarda kansızlığa iyi gelen besinler,
  • Portakal
  • Erkeklerde Kansızlık https://www.anemi.gen.tr/erkeklerde-kansizlik.html Sun, 09 Dec 2018 02:44:02 +0000 Erkeklerde kansızlık, kansızlık sorunu toplumda kadınları daha fazla etkilese de, erkeklerde de görülen bir problemdir. Kadınlarda kansızlığa neden olacak etkenler oldukça fazla olmasına rağmen, erkeklerde durum daha farklıdır Erkeklerde kansızlık, kansızlık sorunu toplumda kadınları daha fazla etkilese de, erkeklerde de görülen bir problemdir. Kadınlarda kansızlığa neden olacak etkenler oldukça fazla olmasına rağmen, erkeklerde durum daha farklıdır. Daha seyrek görülmesine rağmen, erkeklerdeki kansızlık çoğu zaman ciddi sorunların belirtisi olabilir. Yaş gözetmeksizin her yaşta görülebilen kansızlık erkekleri daha çok ellili yaşlarda etkilerse, özellikle demir eksikliğinden kaynaklanan kansızlık görülürse, ilk olarak kanser, gizli kanama gibi sorunlar araştırılmalıdır. Bunların yanında kansızlığa yol açabilecek böbrek yetmezliği gibi bazı kronik rahatsızlıklarda dikkate alınmalıdır. Erkeklerde kolit, kalın bağırsaktaki damarsal problemler, ülser, kolon kanseri, hemoroit, ciddi olmayan kanamalar kansızlığa yol açabilir. Kronik sorunlar, romatizmal hastalıklarda erkekleri etkileyen kansızlıkta etkili olabilir. Bu nedenle öncelikle kansızlığın neden kaynaklandığı tespit edilmelidir. Özellikle kansızlığa eşlik eden kilo kaybı sorunu da yaşanıyorsa, yapılacak tetkiklerde daha özenli olmak gerekir.

    Erkeklerde kansızlık nedenleri

    Kadınlarda görülen kansızlık erkeklere göre 5-10 kat fazla olsa da, bunun sebeplerinin tespit edilmesi fazla zor olmaz. Ancak erkekler bu konuda etkilenirse, ciddi kabul edilen rahatsızlıklar söz konusu olabilir. Mide ve bağırsak ülserleri, bağırsakta polip ve kanser oluşumu gibi ciddi sağlık sorunları gündeme gelebilir. Demir eksiliğinden kaynaklanan kansızlıkta demir eksikliği tedavisi yapılırken, mutlaka buna sebep olan etkenin araştırılması gerekir. Buna uygun şekilde bir tedavi planı oluşturulmalıdır. Yani kolon tümörleri gibi bir sorundan  kaynaklanan kansızlıkta, tedavi uygun yapılmadığından, gecikmiş tedaviler ortaya çıkar. Gerçek hastalık etkeni ortadan kaldırılamaz. Bu nedenle erkeklerde kansızlığa yol açan sorunun doğru tespit edilmesi gerekir.

    Erkeklerde Kansızlık
    Erkeklerde kansızlık belirtileri

    Kansızlık sorunu herkeste ortak belirtilerle kendini gösterir. Dikkat çekici düzeyde halsizlik, yorgunluk hissi, nefes darlığı, fazla oranda olmasa da nefes nefese kalma, uykuya meyilli olma, çarpıntı sorunu olması, uykusuzluk çekme, unutkanlık, ciltte solgunluk, saç ve tırnak sorunları kansızlığı akla getirmelidir. Yapılacak tam kan sayımı testi sayesinde kansızlık tanısı kolayca konulabilir. Bundan sonra altta yatan etkenin araştırılması sağlıklı olur.

    Erkeklerde kansızlık ve beslenmenin tedavideki yeri

    Kansızlık sorununun tespitiyle beslenmeye ayrı bir önem verilmelidir. Ancak kansızlığın neden ortaya çıktığı da bilinmelidir. Demir eksikliğinden kaynaklanan kansızlıkta, zengin demir kaynağı olan hayvani gıdalara ağırlık verilmelidir. Kırmızı etle, diğer etli besinler tüketilmeye çalışmalıdır. Bitkisel kaynaklarda da demir bulunsa da, bu besinlerden demirin emilimi zor olur. Bu yüzden hayvansal kaynaklar demir bakımından daha değerlidir. Erkeklerde kansızlık sorunu çay tüketimlerinin fazla olmasından da kaynaklanabilir. Ülkemizde çay en fazla erkekler tarafından tüketilmektedir. Bu demir emilimini etkilediğinden, kansızlık sorunu ortaya çıkabilir. Bu yüzden ayın azaltılması hatta sorun geçene kadar tüketilmemesi tavsiye edilir. Hastanın kilolu olması demir eksikliğinin bulunmadığını göstermez. Bu nedenle fazla kalorili besinlere yönelmemek gerekir. Kansızlığa neden olan etken doğru tespit edilirse, erkeklerde kansızlık sorunu daha kolay çözümlenebilir. Etkenin tedavi edilmesi kansızlık problemini ortadan kaldıracaktır.
    ]]>